MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 1657 ada 207 parsel sayılı taşınmazda malik olduğunu, davalının her hangi bir haklı sebebe dayanmaksızın dava konusu taşınmazın bir kısmını haksız işgal ettiğini ve bu işgalin devam etmesi sebebiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.834,00 TL ecrimisilin işgalin başlangıç tarihinden itibaren işleyecek kademeli faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 01/01/2012-31/01/2015 tarihleri arasında 6.744,00 TL ecrimisilin dönem sonları itibariyle hesap edilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Davacı vekili fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.834,00 TL ecrimisilin işgalin başlangıç tarihinden itibaren işleyecek kademeli faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. ” Mahkemece 6.744,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, mahkemece faiz yönünden verilen karar infaza elverişli değildir. Hüküm fıkrasında açıkça miktarlar ve faiz başlangıç tarihleri gösterilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HUMK'un 438/7. (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 1. bendinde geçen "davanın kısmen Kabulü" ifadesinden sonra gelen ‘ ” 01/01/2012- 31/01/2015 tarihleri arasında 6.744,00 TL ecrimisilin dönem sonları itibariyle hesap edilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine“’ ifadesi çıkarılarak yerine "( 6.744,00 TL ecrimisilin 2052 TL'sine 01.01.2013 tarihinden itibaren, 2172 TL'sine 01.01.2014 tarihinden itibaren, 2316 TL'sine 01.01.2015 tarihinden itibaren, 204 TL'sine 31.01.2015 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle davalılardan alınıp davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine)" ifadesinin eklenmesine, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nin 304. maddesi 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy