MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, 59 ada 4 parselde kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, komşu 59 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ise davalı adına kayıtlı bulunduğunu, davalının kendisine ait taşınmaz üzerinde davacının yurt dışında bulunduğu esnada yeni bir ev inşa ettiğini, bu binada müvekkile ait taşınmazın bulunduğu cepheye açılan pencere yapıldığı, yine davalının, taşınmazların arasına ara duvar yaptırdığını ancak yapılan bu ara duvarın tamamen davacıya ait parsel içerisinde kaldığını, bu nedenle elatmanın önlenmesini, ara duvarın kaldırılmasını, taşınmazın eski hale getirilmesini ve davacıya ait taşınmaz cephesine açılan pencerelerin kapatılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili; davaya konu taşınmazın içerisinde bulunan davalıya ait evin tescilli tarihi eser konumunda bulunduğunu, söz konusu evin davalı tarafından yasal izinleri alınmak suretiyle Tabiat Varlıkları Bölge Koruma Müdürlüğü tarafından kabul edilen proje ve aslına uygun olarak restorasyonunun gerçekleştirildiğini, davacının taşınmazına herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığını, davalının iyi niyetli olduğunu, 4721 sayılı Yasa'nın 725. maddesi uyarınca, açılan davayı kabul etmemekle birlikte duvarın bulunduğu kısım davacının taşınmazına ait çıktığı takdirde davalının iyi niyetli olmasından dolayı taşan kısım açısından davalıya irtifak hakkının tanınmasını ya da söz konusu kısmın bedeli karşılığında davalı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, davacının açtığı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporunda belirlenen tecavüzler doğrultusunda elatmanın önlenmesine, tecavüzlü kısımda bulunan taş duvar, üzerindeki tel çit, eve ilişkin kapalı çıkma ve saçağın yıkılarak taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi, kal, eski hale iade ve savunma yoluyla ileri sürülen TMK’nin 725. maddesine dayalı temliken tescil istemlerine ilişkindir.
1.Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.(HMK mad. 26/1).
Davacı vekilinin dava dilekçesinde; evin saçakları ve kapalı çıkma bakımından talepte bulunmadığı anlaşıldığından bu hususlarda karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte sayılan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, davalı vekilinin (2) numaralı bentte belirtilen temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 18.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy