MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeninin, dava konusu .mevkiinde kain tapunun 427 ada, 7 parselinde kayıtlı taşınmazın 1462 m2'sinin sahibi olduğunu, davalının ise bu parselin 250 m2'sine sahip olduğunu beyanla, davalının bu taşınmazın bir kısmını botanikçiye, bir kısmını ...'ya, bir kısmını kendisi emlak dükkanı olarak kullandığını, müvekkilinin ... 2.Noterliğinin 11.10.2013 tarihli ve 36489 yevmiye numarası ihtarı ile söz konusu alacağı istediğini, ancak davalının buna cevap vermediğini, tüm bu nedenlerle dava konusu taşınmazın kira bedellerine karşılık şimdilik 10.000,00 TL alacak ve ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili 09.02.2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kira meblağlarının doğru olmadığını, müvekkilinin kendine ait olarak kullanmış olduğu iş yerinin vergilerini ödediğini, kendisine ait olarak yalnızca 80 m2'lik yer kullandığını, davacının ise ... ...'dan 2.500,00 TL kira bedeli aldığını, tüm bu nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 19.03.2015 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde; vekil edenin davaya konu taşınmazın 1462 m2’sine sahip olmasına rağmen davalının iddia ettiği gibi 2.500,00 TL kira bedeli almadığını sadece botanikçi tabir edilen kişiden 1.000,00 TL kira bedeli aldığını beyan etmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile toplam 81.967,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davaya konu taşınmazın, davacı, davalı ve dava dışı üçüncü kişi adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu sabittir.
Hemen belirtilmelidir ki, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir, ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince; davacının 19.03.2015 havale tarihli dilekçesinden az ya da çok kullandığı ya da kiraya vermek suretiyle kullandığı yer olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda B ve C harfleri ile gösterilen botanik bahçesi olarak nitelendirilen kısmın davacı tarafından kiraya verilmek suretiyle kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; mahkemece, anılan bu husus gözetilmeksizin, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda gösterilen nedenlerle kabulü ile, hükmün 6100 sayılı Yasanın Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy