MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava dilekçesinde; davalının kömür işletme patlayıcı madde güvenlik alanında kalan 45 ada 17 ve 45 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar üzerine iki adet ev yapmak sureti ile haksız müdahale ettiği ileri sürülerek davalının müdahalesinin men'i ile binaların kal'i istenmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürüldüğü üzere taşınmaz üzerinde iki adet ev olmadığı, taşınmaz üzerinde 1954 yılında davalının babası ... tarafından yapılan iki katlı evin bulunduğu, dava konusu yer ile ilgili daha önce karar verildiği, ancak bir işlem yapılmadığı, tüm vergilerinin ödendiği ileri sürülerek davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece, iddia ile ilgili taraf delilleri toplanmaksızın kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın reddine dair Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, iş ve emniyet sahası içerisinde kalan taşınmazlar üzerine ev yapmak şeklindeki el atmanın önlenmesi ile yıkım istemlerine ilişkindir.
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Dava şartları gerçekleşmeden bir davanın esası incelenemez; davanın incelenip karara bağlanabilmesi, dava şartlarının varlığı veya yokluğuna bağlıdır. Hakim, dava şartı eksikliğini kendiliğinden dikkate alır, tarafların bu konuda ayrıca talepte bulunmasına gerek yoktur. Ancak, taraflar bu konuda hakime yardımcı olabilir, hakimin bu konuya dikkatini çekebilirler. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (mesela, görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (mesela, kesin hüküm gibi). Olumsuz dava şartlarından birisi mevcutsa veya olumlu dava şartlarından biri mevcut değilse, davanın esası incelenemez. Bunun amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır.
Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da, açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Dava şartının eksik olması halinde nasıl bir usul işlemi yapılacağı, 6100 sayılı HMK’un 115. maddesinde belirlenmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Kesin hüküm, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda dava şartı olarak kabul edilmiştir. Buna göre kesin hüküm, 6100 sayılı HMK'nin 303. maddesinde "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder. Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir..." hükmü bulunmaktadır. Bu hükme göre kesin hükümden bahsedebilmek için; a)davanın taraflarının aynı olması ve b) dava sebeplerinin aynı olması ve c) dava konusunun aynı olması gerekir. Tarafların aynı olmasından anlaşılması gereken; her iki davada da tarafların aynı kişiler olması anlamına gelir. Ancak bir hükmün daha sonra açılan bir davada maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmesi için şekli anlamda kesinleşmiş olması bir başka ifade ile derdest olmaması gerekir. Hükmün kesinleştiği de HMK'nin 302/4.maddesi gereği ilamın altına veya arkasına yazılıp, tarih ve mahkeme mührü konmak ve başkan veya hâkim tarafından imzalanmak suretiyle belirtilir. Kesin hüküm, taraflar ve tarafların küllî halefleri için olumsuz dava şartıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; mahkemece kesin hüküm kabul edilen Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/223 Esas 1990/229 Karar sayılı dosyasında; davacının TTK Genel Müdürlüğü, davalının ..., dava konusunun tecavüzün men'i ve inşaatın kal'i davası olduğu, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ve müdahalesinin men'i ile davalının yaptığı inşaatın kaline karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminde geçerek 23.01.1992 tarihinde kesinleştiği, iş bu dosyanın davalısı olan ... incelemeye konu dosya davalısı İbrahim'in babası olduğu, inceleme tarihi itibari ile UYAP üzerinden alınan aile nüfus kayıt örneğinde ...'ın hayatta olduğu, dolayısı ile kesin hüküm şartlarından olan tarafların aynı olması koşulunun somut olayda gerçekleşmediği gibi yerleşik Yargıtay uygulamaları ile kabul edildiği üzere el atma haksız eylem olduğundan devam ettiği veya yenilendiği müddetçe her zaman yeni bir davanın konusunu teşkil edebilir. Hemen belirtilmelidir ki, kesin hüküm ancak hüküm anındaki durumu tespit eder. Hükümden sonraki döneme etkili olmaz. Bu nedenle yeni meydana gelen vakalara dayanılarak açılan ikinci dava için, birinci dava kesin hüküm oluşturmaz.
Somut uyuşmazlıkta, HMK'nin 303. maddesinde düzenlenen anlamda, koşulları mevcut bir kesin hüküm bulunmadığından, mahkemece işin esası incelenip deliller toplandıktan sonra, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşünceyle ve kesin hüküm gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy