MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava dilekçesinde, davalının haklı bir neden olmaksızın dava konusu taşınmazı kullandığı ileri sürülerek 101.304,00 TL ecrimisilin tahsili istenmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 57.048,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davanın kısmen kabulüne dair karar davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı HMK'nin Geçici 3/2. maddesi gereği bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağından; 1086 sayılı HUMK'un 16/7/1981 tarih ve 2494 sayılı Kanunun 26. Maddesi ile değişik 433.maddesinin ikinci fıkrası gereği, temyiz dilekçesi tarafına tebliğ edilen karşı tarafın, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde cevap dilekçesi verebileceği ve hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa bile, cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde de bulunabileceği düzenlenmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davalı vekiline mahkeme kararı 24.05.2016 tarihinde, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ise 02.06.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, temyize cevap süresi olan on gün geçtikten sonra UYAP üzerinden 17.06.2016 tarihli temyize cevap başlık dilekçe ile kararın lehlerine bozulmasını istemiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda 02.06.2016 tarihinden itibaren temyiz tarihi olan 17.06.2016 tarihine kadar 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 433. maddesinde öngörülen 10 günlük temyiz süresi sona ermiş bulunduğundan, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle süreden REDDİNE, davacı vekilinin temyiz itirazlarının ise (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 14.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy