MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, tarafların ortak murisinin 04.09.2008 tarihinde ölümü ile dava konusu taşınmazın taraflara intikal ettiğini, davalıların dava konusu taşınmaza tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek murisin ölüm tarihini ile dava tarihi arası dönem için ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur .
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir .
Dava; paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir .
Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu taşınmazın, 16 parsel sayılı, 763 metrekare alanlı, kat irtifakı ya da mülkiyeti kurulmamış olan taşınmazda bulunan 5 no’lu daire olduğu, davalılardan Gönül’ün murisin eşi ve davacı ile diğer davalı ...’nın murisin çocukları olduğu, mahkemece dinlenen tanık beyanlarının intifadan men olgusunu ortaya koyduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verildiği sabittir .
Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olaya gelince; dinlenen taraf tanıklarının beyanlarından intifadan men olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise hangi tarihte gerçekleştiği net olarak ortaya koyulmuş değildir .
Hal böyle olunca, mahkemece tanıklar yeniden dinlenerek intifadan men olgusu üzerinde durularak intifadan men’in gerçekleşip gerçekleşmediğinin, gerçekleşmiş ise hangi tarihte gerçekleştiğinin, duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koyulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy