MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Asıl Dava Men'i Müdahale ve Tahliye, Karşı Dava Muhdesat Tespiti Olmadığı Takdirde Muhdesat Bedelinin Tahsili
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl dava yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle usuldan reddine, karşı dava yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup hükmün asıl davanın davacısı ile taşınmazı dava sırasında satış yoluyla devralan davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edeninin 123 ada 38 parsel sayılı taşınmazın ve üzerinde bulunan binanın maliki olduğunu, davalının hiç bir kanuni ya da akdi sebep olmaksızın taşınmazı işgal ettiğini, açıklayarak davalının anılan taşınmaza vaki haksız el atmasının önlenmesini ve taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap ve karşı dava dilekçesinde davacının iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, diğer mirasçıların davalıyı miras payından mahrum etmek için dava konusu taşınmazı satış göstererek davacıya devretmiş olduklarını, müşterek muris Tursun Kudu'nun kendisinden kalan taşınmazlar yönünden bir taksim bulunmadığını belirterek asıl davanın reddini savunmuş, karşı dava yönünden yaptığı açıklamalarda ise dava konusu parsel bakımından üzerinde bulunan tek katlı binanın vekil eden davalının annesi ... tarafından yapıldığını ve onun sağlığında mülkiyetinin ve kullanımının müvekkiline bırakıldığını, müvekkilinin tek katlı binada esaslı surette tadilat ve iyileştirici inşaatlar yaptırarak binayı mevcut haline getirdiğini açıklayarak dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı binanın muhdesat olarak davalı-karşı davacı adına tespitine veya fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL olarak bina değerinin satın alma tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davanın devamı sırasında dava konusu taşınmazın dava dışı ...'e 30.03.2015 tarihi itibarı ile satıştan tescil suretiyle devredilmiş olması, yeni malik tarafından davacı sıfatıyla eldeki davaya devam olunmaması sebebiyle esas davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, devam eden aşamada karşı davanın bu defa davalı sıfatıyla yeni malike karşı da yöneltildiği görülmekle aşama itibarı ile karşı dava yönünden davanın devam ettirildiği, her ne kadar karşı dava yönünden muhtesat aidiyetinin tespiti ve tazminat talep edilmiş ise de mülkiyetin üçüncü şahsa ait olması karşısında talep yönünden davalı karşı davacının hukuki yararının bulunmadığının görülmesi nedeniyle karşı davanın da usulden reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle esas davanın, aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, karşı davanın, hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar verilmesi üzerine ;hüküm, asıl davanın davacısı-karşı davalı ile dava konusu taşınmazı asıl davacı-karşı davalıdan dava sırasında devralan yeni malik-asıl davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava men’i müdahale ve tahliye; karşı dava ise muhtesat tespiti, olmadığı takdirde muhdesat bedelinin tahsili isteklerine dayalıdır.
Somut olayda, asıl dava yönünden, davanın devamı sırasında dava konusu 123 ada 38 parsel sayılı taşınmaz asıl davanın davacısı-karşı davalı ... tarafından tapudan satış suretiyle 30.03.2015 tarihinde dava dışı ...’e devredilmesi ve karşı davacı-asıl dava davalısı vekilinin taşınmaz devrini duruşmada beyan ederek taşınmazın yeni malikine karşı davaya devam etmek istediklerini, bu nedenle anılan şahsın dahili davalı olarak davaya dahil edilmesi ve kendisine tebligat yapılması talebini mahkemeye bildirmiş olması üzerine mahkemece taşınmazın yeni maliki olan ...’e davalı olarak 25.01.2016 tarihli duruşmaya katılması hususunda ve içinde dava dilekçesinin de bulunduğu tebligatı tebliğe çıkardığı ve tebligatın usulüne uygun biçimde ve muhatabın bizzat kendisine 03.12.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen anılan şahsın 25.01 2016 tarihli 3. celseye mazeretsiz olarak katılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece HMK’nin 150/1. maddesi gereğince 25.01.2016 tarihli 3.celsede dahili davalı ...’in mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması nedeniyle asıl dava yönünden işlemden kaldırma kararı verilmesi gerekirken nihai hükümde asıl dava (esas dava) yönünden yazılı şekilde aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davanın davacısı-karşı davalı ile dava konusu taşınmazı asıl davacı-karşı davalıdan dava sırasında devralan yeni malik-asıl davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy