MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeni ile davalının arasında herhangi bir yazılı veya sözlü kira sözleşmesi olmadığını, davalının haksız olarak 8 yıldır dava konusu taşınmazı kullandığını belirterek, davalının müdahalesinin önlenmesini ve 2.000 TL ecrimisilin tahsilini talep etmiş, bilahare talebini 16.178 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, vekil edeni ile davacı arasında yapılan inançlı işlem uyarınca dava konusu taşınmazın davacıya devredildiğini, vekil edeninin eşinin davacı tarafından çekilen konut kredisine kefil olduğunu, kredi taksitlerinin müvekkili tarafından ödendiğini, davacının 8 yıl boyunca müvekkilinin oturmasına ses çıkarmamasının arada gerçek bir satış olmaması sebebiyle olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 121 ada 25 parsel sayılı B blok 3 nolu bağımsız bölüme davalının müdahalesinin önlenmesine ve 16.178 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 3 nolu bağımsız bölümün 20.12.2005 tarihinde davacı tarafından satın alındığı, dosyada taşınmazın tedavüllü tapu kaydının bulunmadığı ancak davalının cevap dilekçesinde dava konusu taşınmazı davacıya kendisinin devrettiğini bildirdiği, davacı asilin de 03.03.2015 tarihli celsede taşınmazı davalıdan satın aldığını beyan ettiği ve davacı tarafından çekilen konut kredisi sözleşmesinde davalının eşi ...’in kefil olarak yer aldığı ve kefilin sözleşmede bildirilen adresinin dava konusu taşınmaz olduğu anlaşılmıştır.
1.Davalı vekilinin inançlı işleme dayalı bir tapu iptali ve tescil davası açmamış olmasına göre, meni müdahaleye yönelik temyiz itirazları; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde değildir.
2.Davalı vekilinin ecrimisile yönelik temyiz itirazlarına gelince; 03.03.2015 tarihli celsede davacı asil, “Ben dava konusu evi davalı ...'dan satın aldım. Satın aldığım tarihte davalı taraf içinde oturuyordu. Satın aldığım tarihte aramızda yapmış olduğumuz sözlü kira sözleşmesi uyarınca içinde oturmasına izin verdim benim emekliliğim yakınlaşıncaya kadar oturacaktı. 2010 yılında kendisinin çıkması gerekiyordu. Kendisine sözlü olarak defalarca evden çıkmasını istedim ancak evden çıkmadı. Bu nedenle dava konusu konutta davalının yapmış olduğu müdahalesinin önlenmesini ve müdahale ettiği dönem boyunca ecrimisil tazminatının davalıdan tahsilini talep ediyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı taraf dava dilekçesinde ve delil dilekçesinde tanık deliline dayanmış, tanık isim ve adreslerini Mahkeme’ye bildirmiş ancak tanıkları dinlenmemiş ve davacının davalının taşınmazda oturmasına yönelik rızasını ne zaman geri aldığı tereddüde yer vermeyecek şekilde ispatlanmadan karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının rızasını geri aldığına ilişkin davacı delilleri toplanarak bu hususta tanıklar dinlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davalı vekilinin meni müdahaleye yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle reddine; ecrimisile yönelik temyiz itirazlarının ise (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy