MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, 850 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline, 851 parsel sayılı taşınmazın davalılara ait olduğunu, 851 parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın dava konusu taşınmaza tecavüzlü bulunduğunu belirterek, tecavüzlü bölgeye elatmanın önlenmesini ve yapıların kal'ini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacıya ait taşınmaza tecavüz olmadığını, müvekkillerine ait binanın ruhsata uygun yapıldığını, taşkın inşaatın belirlenmesi halinde taşılan yerin temliken tescilini talep ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 28.04.2016 tarihli raporda yeşil renkle gösterilen 8,44 m2 yere elatmanın önlenmesine, kal talebinin reddine ve davalı tarafın temliken tescil talebinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, dava konusu 850 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında tam hisse ile davacı adına kayıtlı olduğu ve 28.04.2016 tarihli müşterek bilirkişi raporu ile davalı tarafa ait binanın dava konusu taşınmaza tecavüzlü olduğunun tespit edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, davalıların iyiniyet savunmalarına itibar edilmemesinde bir yanlışlık bulunmamasına göre, davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak tecavüzlü bölümün kal'ine karar verilmesi gerekirken, yıkımın fahiş zarar doğuracağı gerekçesiyle kal talebinin reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy