(6100 S. K. m. 353, 371)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.02.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan temyiz eden davalı vekili Av. ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edeni şirketin maliki olduğu 2777 parsel sayılı taşınmaza davalı şirketin inşaat hafriyatı dökmek sureti ile müdahalede bulunduğunu, davalı tarafa bu hususta Beyoğlu 10. Noterliğinin 21725 yevmiye numarası ile 19.10.2015 tarihli ihtarname keşide edildiğini belirterek dava konusu 2777 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafça yapılan müdahalenin men'i ile şimdilik 40.000,00 TL ecrimisilin ve 215,63 TL ihtarname bedelinin avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesine 2011/15 Esas sayılı dosyası ile iflas erteleme için müracaat ettiklerini, mahkemece iflas erteleme talebinin reddedilerek davacının iflasına karar verildiğini, bu sebeple davacının fiil ehliyetinin olmadığını, dava dilekçesinin açık ve anlaşılır olmadığını, davacının hangi dönemler için ve aylık ne kadar ecrimisil istediğini, talebinin dava konusu arazinin ne kadarlık kısmını kapsayacağının açık olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının talebi doğrultusunda davalının taşınmaza yapmış olduğu müdahalenin men'ine, keşfen belirlenen 230.915,54 TL tazminatın dava tarihi olan 14.01.2016 tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine, hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.10.2017 tarihli ve 2016/40 Esas, 2017/758 Karar sayılı kararının ve 15.11.2017 tarihli tavzih kararının HMK'nin 353/1.b.2. maddesi gereği kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına; elatmanın önlenmesi davasının kabulü ile davalının 2777 parsel nolu taşınmaza yapmış olduğu elatmanın önlenmesine, ecrimisil davasının kısmen kabulü ile 220.915,54 TL tazminatın dava tarihi olan 14.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, mahkemece verilen hükme karşı, davacı vekili ile davalı vekili istinaf talebinde bulunmuş olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince gerek hükümde gerekse gerekçede sadece davalı vekilinin istinaf talebi hakkında karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf talebi incelenmemiştir. Davacı vekilinin istinaf talepleri hakkında da bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün sair temyiz itirazları incelenmeden bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)