(4721 S. K. m. 677) (6100 S. K. m. 371, 373)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.03.2018 tarihli ve 2012/356 Esas, 2018/231 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılarak davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, kök muris ...'in 1999 yılında vefat ettiğini, murisin eşi ...'nin 20.06.2000 tarihinde elde ettiği menfaat karşılığında muristen hisse almayacağına yönelik sözleşmeyi imzaladığını açıklayarak, dava konusu 266 parsel, 251 ada 1 parsel, 434 parsel ve 175 ada 18 parsel sayılı taşınmazlardaki ...'un hissesinin iptali ile davacılar adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüyle, ... ilçesi, ... Mahallesi, 175 ada 18 parsel, 351 ada 1 parsel, 266 parsel, 434 parsel sayılı taşınmazların tarafların kök murisi ... oğlu ... ... adına kayıtlı olan tapu kayıt ve hisselerinin iptali ile, iptal edilen bu paylardan davalıların murisi ...'a 07.10.1999 tarihli ve 1999/438 Esas, 1999/463 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre, kök muris ... ...'tan intikal edecek olan 6/24'er payların ayrı ayrı iptali ile, eşit 1/20'şer paylar ile davacılar ..., ..., ..., ..., ... adına tapuya ayrı ayrı kayıt ve tesciline, bakiye kalan hisselerin tarafların murisi ... oğlu ... ... adına tapuya ayrı ayrı kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmiş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, bir davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nin 677. maddesi uyarınca mirasçılar arasındaki pay devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Somut olayda; ortak muris ... ...'un 07.08.1999 tarihinde vefat ettiği, mirasçı olarak eşi ... ve çocukları olan davacıların kaldığı, ...'un ise 14.02.2007 tarihinde vefat ettiği ve mirasçı olarak davalıların kaldığı, 20.06.2000 tarihli "Miras Taksim Sözleşmesi" başlıklı yazılı belgede, "...'un muris ... ...'tan intikal edecek ... ilçesi sınırlarındaki taşınmaz ve ... plakalı araçtan kaynaklanan miras hak ve hissesinden feragat ettiği, ... ...'un diğer mirasçılarından miras hak ve hissesinin karşılığı olan 3.000.000.000 TL'yi nakten ve peşinen aldığı" belirtilmiş olup, dava konusu 434 parselin 15/256 hissesinin, 175 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 10/600 hissesinin, 351 ada 1 parsel ve 266 parsel sayılı taşınmazın tamamının muris ... ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır (TMK mad. 677/1). Mirasçılar arasındaki devirler için söz konusu olan bu yazılı şeklin adi yazılı olarak yapılması yeterlidir. Bölge Adliye Mahkemesince, davanın sözleşmenin miras taksim sözleşmesi niteliğinde olduğu, miras taksim sözleşmesinin tüm mirasçıların katılımı ile imzalanması gerektiği, tüm mirasçıların yer aldığı taksim sözleşmesi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin gerekçesine katılma olanağı yoktur. Şöyle ki, 20.05.2000 tarihli sözleşmenin başlığı "Miras Taksim Sözleşmesi" ise de, sözleşme bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, sözleşmenin içeriğindeki düzenlemelere göre, mirasçı ...'nin miras hak ve hisselerini belli bedel karşılığında muris ...'in diğer mirasçılarına devrettiği, diğer bir deyişle sözleşmenin miras payı devri sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, az yukarıda bahsedilen tapu kayıtları göz önünde bulundurulduğunda, 20.05.2000 tarihli "Miras Taksim Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin düzenlendiği esnada dava konusu taşınmazlar iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olup, dava konusu taşınmazlarda, kayıt malikinin mirasçıları olduğu anlaşılan taraflar arasında yapılan ve miras payının devrine ilişkin bulunan dayanak sözleşme TMK'nin 677. maddesi hükmü uyarınca kural olarak geçerli ve sonuç doğuran bir sözleşmedir. O halde, Mahkemece, davaya dayanak olarak sunulan 20.05.2000 tarihli sözleşmenin TMK'nin 677.maddesi uyarınca miras payı devrine yönelik olarak düzenlendiği, sözleşmenin düzenleme tarihi itibarı ile geçerli ve sonuç doğuran bir sözleşme olduğu göz önünde bulundurularak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK'nin 373/1.maddesi gereği kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesi ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesine, dosyanın ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)