MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat (Vasilik Görevinden Doğan Yükümlülüklarin Yerine Getirilmemesine Dayalı)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, vasinin kısıtlıya ait 260 adet keçiyi izinsiz satmak suretiyle kısıtlıyı yaklaşık 150.000 TL zarara uğrattığı iddia edilerek, şimdilik 15.000,-TL tazminatın zarar tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiş, davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce; delillerin toplanması, sonucuna göre karar verilmesi gereği ile bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 116.055,32 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir. Kararı temyiz eden davalı vekili tarafından kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talep edildiğine göre, bu talep hakkında karar verme yetkisi kanun yolu incelemesini yapacak olan Yargıtay'a aittir (HMK mad.336/3). Dosya arasına alınan ve dilekçe ekinde sunulan bilgi ve belgeler, Devletin mahkeme harcı almasındaki menfaati ile başvuranın mahkeme vasıtasıyla hakkını korumadaki çıkarları arasındaki adil denge, Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ile bu kapsamda adalete ve mahkemeye erişim hakkı ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmadığı dikkate alınarak adli yardım talebi yerinde görüldüğünden, HMK’nin 334 ve devamı maddeleri gereğince adli yardım talebinin kabulüne, davalının temyiz harç ve giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi.
Dava, yeni vasi tarafından eski vasi aleyhine, kısıtlıyı zarara uğrattığından bahisle açılan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalı ... ile kısıtlı ... 22.06.1994 tarihinde evlendikleri, bilahare 10.03.2016 tarihinde boşandıkları, tarafların müşterek çocuğunun bulunduğu, aileyi geçindirmek yükümlülüğü bulunan kocanın, evlilik birliği devam ederken bir yıldan fazla özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum olması nedeniyle cezaevine girdiği ve bu sebeple TMK'nin 407. maddesi uyarınca kısıtlanarak kendisine davalı ...'nin vasi olarak atandığı, bu şekilde hem kısıtlının hem ailenin idaresinin davalıya kaldığı ve 30.11.2012-25.12.2013 arası dönemde kısıtlı eşinin vasisi olarak görev yaptığı, tazminat istemine konu keçilerin evlilik birliği devam ederken edinildiği, sözkonusu keçilerin satış bedelleriyle kısıtlının cezaevine girmeden önce yaptığı borçların ödendiği, keçilerin bakımına ve ailenin geçimine harcandığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Kaldı ki, bir kısım keçinin satıldığı hususunun davalının talebi üzerine açılan 14.01.2013 tarihli celsede vesayet makamına bildirildiği; vasilik görevinden azledilmediği gibi vesayet makamınca aynı celse davalının hesap vermekten ve defter tutmaktan muaf tutulmasına karar verildiği anlaşıldığına göre, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy