(1086 S. K. m. 428, 440)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06.04.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili ... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen davalı adına kayıtlı İstanbul'da iki, Didim'de bir adet olmak üzere toplam üç adet taşınmazla ilgili olarak davalı adına olan tapu kayıtlarının 1/2'sinin iptali ile davacı adına tescili, bu talep yerinde görülmediği takdirde bedellerinin yarısı olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 10.000,00 TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. Usulüne uygun harcını yatırmak suretiyle sundukları 04.03.2014 tarihli dilekçeyle Didimde'ki taşınmaz yönünden talebi atiye terk ettikleri bildirilmiş, İstanbul'daki 1 nolu ve 34 nolu meskenler yönünden ise talep miktarı 110.000,00 TL'ye arttırılmıştır.
Davalı ... vekili, taşınmazların edinilmesinde davacının katkısının bulunmadığını, kişisel mal olduklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Dairenin 2014/21983 esas ve 2016/4169 karar sayılı ilamıyla tasfiye konusu 1 nolu ve 34 nolu meskenlerin alımında kullanılan dava dışı iki taşınmazda (61 nolu parsel ve ATA-2 kooperatifteki hisse) eşlerin katkı oranları belirlenip, sonucuna göre taşınmazların alım-satım tarihlerindeki değerleri de oranlanarak davacının katılma ve değer artış payı alacağının hesaplanması gerektiğine işaret edilerek hükmün her iki taraf yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davacının ıslah talepli davasının kabulü ile; toplam 110.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline, iş bu alacağın 10.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, 77.000,00 TL'sine ıslah tarihi olan 04.03.2014 tarihinden itibaren, 23.000,00 TL'sine ise karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının Didim'deki taşınmaza ait davasının taşınmazın kişisel mal olduğundan reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Vekalet ücreti yönünden karar incelendiğinde mahkemece davacı tarafın Didim'deki taşınmaza yönelik talebi hakkında ret kararı verildiği ancak bu hususun hükümde dikkat alınmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, reddedilen taşınmaz yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.050,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'den alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı F.’ye verilmesine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)