MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit, İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı-birleşen davada davalı vekili, davacı şirketin davaya konu taşınmazı 01.12.2010 tarihli kira sözleşmesine göre kullandığını, davalı tarafın Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün 2011/6399 Esas ve Bakırköy 15.İcra Müdürlüğünün 2011/851 Esas sayılı dosyalarında ecrimisil alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, davacının haksız kullanımı olmadığını açıklayarak, davalı tarafa 22.500 TL borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetle hareket eden davalı aleyhine %40’dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı birleşen davada davacı vekili, asıl davanın reddine, davacı birleşen davada davalı şirketin davaya konu taşınmazı herhangi bir sözleşme olmadan bedel ödemeksizin kullandığını, bu nedenle davacı birleşen davada davalı şirket aleyhine takip başlatıldığını, şirket tarafından icra takiplerine haksız olarak itiraz edildiğini açıklayarak, şirketin itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, haksız itiraz nedeniyle %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, birleşen davada davacı ... tarafından açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile, Bakırköy 4.İcra Müdürlüğünün 2011/6399 sayılı takip dosyasında itirazın kısmen iptaline, takibin 3.750 TL asıl alacak ve 126,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.876,57 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, Bakırköy 15.İcra Müdürlüğünün 2011/851 sayılı takip dosyasında itirazının kısmen iptaline, takibin 7.500 TL asıl alacak ve 210,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.710,94 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, koşulları oluşmadığından birleşen davada davacı vekilinin icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili ve davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Asıl dava ecrimisil alacağından kaynaklanan menfi tespit, birleşen dava ecrimisil alacağından kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Somut olayda, davaya konu 53 ada 20 parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmazda davalı-birleşen davada davacı ...’un 25/400 hisse sahibi olduğu, davacı-birleşen davada davalı şirketin taşınmazda pay sahibi olmadığı, asıl davada davacı şirketin, dava dışı paydaşlardan 25/400 hisse sahibi ... ile 01.12.2010 tarihli kira sözleşmesi imzaladığı, keşif sonrası düzenlenen 04.12.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaz üzerinde bodrum, zemin, dört normal ve teras katlı binanın yer aldığı, bu binanın 4. kat ve teras katındaki kısmın asıl davada davacı şirket tarafından kira sözleşmesine göre ofis olarak kullanıldığının tespit edildiği, davaya konu taşınmazın evveliyatında 1/2 hissesinin dava dışı ..., 1/2 hissesinin dava dışı ...isimli kişi adına kayıtlı olduğu, ... ...'nın 250/400 hissesini dava dışı ...isimli kişiye 28.02.1996 tarihinde devrettiği, o tarihteki tüm malikler olan ..., ... ve ...’in katılımıyla düzenlenen 28.02.1996 tarihli bağımsız bölüm listesine göre, bodrum, zemin ve dört katın kime ait olduğunun düzenlendiği, buna göre, 4. normal katın dava dışı ... ve ...isimli kişiler adına 1/2 hisseli olarak gösterildiği, ...isimli kişinin, 03.10.2002 tarihinde taşınmazdaki hissesinden 25/400 hissesini birleşen davada davacı ...’e, 25/400 hissesini asıl davada davacıyla kira sözleşmesini imzalayan dava dışı paydaş ...’a devrettiği, dosya içinde yer alan 24.06.2008 tarihli “ortaklık tasfiyesi ve hisse devir sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin, birleşen davada davacı ... ile, dava dışı ... arasında imzalandığı, bu sözleşmenin 4. maddesine göre ... isimli şirketteki %50 pay sahibi olan ...’in, hissesini diğer pay sahibi ...’a devrettiği, şirketin faaliyette bulunduğu dava konusu taşınmazın yarı nisbetinde ... ve ...’a ait olduğundan, hisse devrinden sonra gerek ... ve davalı ...Şti.’nin faaliyetine bu adreste devam edeceğinden faaliyete son verilene kadar, ...’ın 01.06.2008 tarihinden geçerli olmak üzere rayiç kiranın yarısı olarak 2.000 TL kira ödemeyi taahhüt ettiği, bu ödemenin taşınmaz satışı yapılana kadar TEFE-TÜFE’ye göre artırılacağının düzenlendiği, birleşen davada davacı ... tarafından, davalı şirket aleyhine başlatılan Bakırköy 4.İcra Müdürlüğü dosyasında, 2010 Aralık, 2011 Ocak, Şubat aylarındaki ecrimisil için, Bakırköy 15.İcra Müdürlüğü dosyasında ise, Mart-Ağustos 2011 arasındaki dönemdeki ecrimisil için icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar, dava dışı paydaş ile yapılan kira sözleşmesi pay ve paydaş çoğunluğu sağlanamadığından geçersiz ise de, dosya içinde yer alan ortaklık tasfiye sözleşmesinin 4. maddesi ve davaya konu yerin kullanımının birleşen davada davacı ile dava dışı paydaşa bırakıldığı bağımsız bölüm listesi dikkate alındığında, birleşen davada davacının, asıl dava davacısı şirketin dava konusu taşınmazdaki kullanımına muvafakatinin bulunduğu, buna göre asıl davada davacı şirket ile dava dışı paydaşın imzaladığı kira sözleşmesinin geçerli hale geldiği anlaşıldığına göre, birleşen davada davacının taşınmazı kullanımı geçerli kira sözleşmesine dayandığından asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 29.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy