MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Veya Katılma Alacağı Ve Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... vekili, boşanma talebini de içeren dava dilekçesinde davalı eş adına edinilen taşınmazın mülkiyetinin 1/2 hissesinin veya satışı halinde değerinin 1/2 hissesinin vekil edenine verilmesini ve 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 18.04.2016 tarihli dilekçesiyle, bozma gereği mal rejiminden kaynaklanan alacak talebinin 10.000,00 TL olduğunu açıklamış, 28.11.2016 tarihli dilekçesiyle de talep miktarını 21.441,76 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüyle 21.441,76 TL katılma alacağının 10.000,00 TL'si bakımından dava tarihinden, bakiyesi için ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine, temyiz edenin sıfatına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı lehine hükmedilen alacak, katılma alacağı niteliğindedir. TMK’nin 239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hüküm altına alınmıştır. Yargıtayın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir.
Mahkemece, davacı lehine hüküm altına alınan katılma alacağına kararın verildiği 26.09.2017 tarihinden geçerli olmak üzere faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yanlışa düşülerek dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan "…10.000,00 TL'si bakımından dava tarihinden, bakiyesi için ıslah ... " ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine "... karar tarihi olan 26.09.2017.." ibarelerinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy