DAVA TÜRÜ : Men'i Müdahale, Kal
MAHKEMESİ : Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli ve 2009/186 Esas, 2018/303 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı asıl ve birleşen dosya davalısı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez asıl ve birleşen dosya davalısı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, asıl dava dosyasında 166 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, birleşen dava dosyasında 14 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalının herhangi bir hakka dayanmaksızın yaptırdığı binalar bulunduğunu açıklayarak, elatmanın önlenmesini ve yapıların ka'lini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davaların reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, esas davada davacının elatmanın önlenmesi ve kal davasının kabulüne, dava konusu 166 parsel sayılı taşınmaza davalının; fen bilirkişisi 11.05.2009 tarihli raporuna ekli krokide kırmızı renkte A harfi ile gösterilen 90,00 m2'lik kısma bina yapmak, yeşil renkte B harfi ile gösterilen 269 m2'lik kısma binanın önüne beton dökülerek ve teras yapılarak yapılan, sarı renk C harfi ile gösterilen 23,00 m2'lik kısma teraslama yapılan kısım içerisine foseptik çukuru yapmak, mavi renkte D harfi ile gösterilen 293,00 m2'lik kısma istinat duvarı ve teras yapmak, yine mavi renkte E harfi ile gösterilen 402,00 m2'lik kısma istinat duvarı ve teras yapmak suretiyle yaptığı elatmanın önlenmesine, yapıların masrafı davalı tarafından karşılanmak suretiyle kal'ine, 11.05.2009 tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinin kararın eki sayılmasına, birleşen davada davacının elatmanın önlenmesi ve kal davasının kabulüne, dava konusu 14 parsel sayılı taşınmaza davalının; fen bilirkişisi 05.03.2018 tarihli raporuna ekli 2 numaralı krokide yeşil renkle taralı a-1 harfi ile gösterilen 43,00 m2'lik kısma sundurma eklenti kısım yapmak, yeşil renkle taralı g-1 harfi ile gösterilen 22,00 m2'lik kısma parke zemin eklenti kısım yapmak suretiyle yaptığı elatmanın önlenmesine, yapıların masrafı davalı tarafından karşılanmak suretiyle kal'ine, 05.03.2018 tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından asıl ve birleşen dava yönünden karar istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi; davalı ...'ın hiç bir üstün hakka dayanmadan ve korunmayı gerektirip hiç bir hukuki hakkı bulunmadan dava konusu taşınmazlara müdahalede bulunduğu sabit olmakla yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığı ve ayrıca davalı tarafça yapılarla ilgili Çevre Şehircilik Bakanlığından yapı kayıt belgesi dosyaya sunmuş ise de, yapı kayıt belgesinde bina ve yapıların tamamının kaçak ve ruhsatsız olduğu, Hazineye ait arazi içerisinde olduğu, yapılarla birlikte 5671 m² alanın kullanıldığı belirtilmiş ise de davalıya bir üstün hak kazandırmadığından davalı tarafın istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
18.05.2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 16'ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na Geçici 16. madde eklenmiş ve buna göre; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için yapı kayıt belgesi verilebileceği düzenlenmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçiçi 16. maddesinde yapıların Hazine arazisi üzerine inşa edilmesi halinde yapı kayıt belgesi alınması, yapı sahibine arazinin satışı usul ve şartları yer almaktadır.
Somut olayda, taşınmazlar davacı Hazine adına kayıtlı olup davalı tarafça dosyaya sunulan sunulan Hazine arazisi üzerine yaptığı yapılarla ilgili yapı kayıt belgeleri yönünden ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılıp; müracaat, yapı kayıt belgesi ve devamında davalıya satış işleminin var olup olmadığı araştırılıp incelendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 373/1 maddesi uyarınca kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy