MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
(Birleşen Dava) : Tapu İptali Ve Tescil, Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı-birleşen davada davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait taşınmazı satın almak için görüştüğünü ancak bedel ödenmemesi nedeniyle anlaşma sağlanamadığını, davalının haklı nedene dayanmaksızın dava konusu daireyi işgal ettiğini belirterek, elatmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıyla aralarındaki sözleşme gereğince 60.000 TL bedel ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada ise; davalı-birleşen dava davacısı, harici satış sözleşmesiyle satın aldığı taşınmazda hapis hakkının olduğunu belirterek öncelikle tapu iptal ve tescil, bu talebi kabul edilmezse 60.000 TL’nin ödendiği tarihten itibaren yasal faiziyle, ayrıca daire için yaptığı faydalı ve zorunlu masraflar nedeniyle şimdilik 10.000 TL’nin davalıdan alınarak kendisine verilmesini talep etmiştir, davacı-birleşen dava davalısı cevabında, sözleşmede tahrifat yapıldığını, 60 TL yerine 60.000 TL yazıldığını, harici satışın şekil yönünden geçersiz olduğunu, lüks masrafların talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; esas dava yönünden elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, 6.000 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 8.800 TL’nin 18.02.2016 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar, davalı- birleşen dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Esas dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine, birleşen dava ise tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat talebine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı-birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. a) Asıl dava yönünden davalı- birleşen dava davacısının temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu 1064 ada 1 parsel 17 numaralı bağımsız bölüm, tapuda mesken vasfında davacının adına kayıtlıdır. Davalının iddiasına göre, taraflar arasında tarihsiz şekilde yapılan harici satış sözleşmesi ile taşınmaz davalıya teslim edildiğinden ve davacının da itirazı sözleşmedeki bedele yönelik tahrifat iddiasına ilişkin olduğundan, davalının rızayla oturduğu, davacı tarafından yapılan ihtarnamenin tebliğinden itibaren, ihtarda belirtilen 10 günlük süre geçtikten sonra fuzuli şagil haline geleceği gözönünde bulundurulmalıdır.
Mahkemece davacı tarafından davalıya gönderilen 12.06.2015 tarihli ihtarnamenin davalıya ne zaman tebliğ edildiği tespit edilmeli, eğer dava tarihinden önce tebliğ edilmiş ise, tebliğden itibaren 10 gün geçtikten sonra davalı fuzuli şagil kabul edilerek bu tarihten dava tarihine kadar ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
b) Birleşen davadaki terditli olarak talep edilen 60.000 TL bedele ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde;
Birleşen davada, davalı-birleşen dava davacısı harici satışa dayanarak öncelikle tapu iptal ve adına tescil talebinde bulunmuş, talebin kabul edilmemesi halinde ise ödediğini iddia ettiği 60.000 TL satış bedelinin ödendiği tarihten itibaren yasal faiziyle karşı taraftan alınmasını talep etmiş, davacı-birleşen dava davalısı ise senette tahrifat iddiasında bulunmuştur.
Mahkemece, taraf delilleri toplanarak sözleşme gereğince ödenen bedel öncelikle belirlenmesi gerekirken, karar gerekçesinde de belirtildiği üzere, sözleşmenin içeriğinden kimin ne kadar ödediğinin belli olmadığı gerekçesiyle red kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy