(1086 S. K. m. 438) (6100 S. K. m. 33)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın davalı TSK Mehmetçik Vakfı yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiş olup hükmün davalı TSK Mehmetçik Vakfı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde muris eş adına edinilen taşınmaz nedeniyle 150.000,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulü ile 150.000,00 TL katılma alacağının davalı TSK Mehmetçik Vakfından tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili ve davalı TSK Mehmetçik Vakfı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı TSK Mehmetçik Vakfı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, Mahkemenin 01.12.2014 tarihli kararının Dairenin 19.09.2017 tarihli kararı ile alacağın miktarı yönünden bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla; bozma ilamı sonucunda 01.12.2014 tarihli kararda davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik hükmün infaz olanağı kalmamıştır. O halde, Mahkemece, kabul edilen miktar üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13. maddesi gereğince nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu avukatlık ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile hüküm fıkrasının (4) nolu bendi, birinci satırında yer alan ''378'' ibaresinden sonra gelmek üzere'' TL ve bozma öncesi yapılan 3.477,00 TL olmak üzere toplam 3.855,55 TL'' ibarelerinin yazılarak eklenmesine, yine hüküm fıkrasının (5) nolu bendi, birinci satırında yer alan ''2.725'' ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine ''14.750" ibaresinin yazılarak eklenmesine, yine hüküm fıkrasının (5) nolu bendi, ikinci ve üçüncü satırında yer alan ''bozma öncesi taktir edilen vekalet ücreti tahsil edilmiş ise bundan mahsubuna'' ibarelerinin hükümden tamamen çıkarılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalı TSK Mehmetçik Vakfı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 10,00 TL'nin temyiz eden TSK Mehmetçik Vakfın'dan alınmasına, 23.01.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)