MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Paydaşlararası Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, bozma sonucu kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı kayyım vekili; İzmir ili, Bornova ilçesi, 71 parselde paydaş olan ...(Mirasçıları)’ na ulaşılamadığından İzmir Defterdarının kayyım olarak atandığını, söz konusu taşınmazın 62,21 m²'sinin sözleşmesiz olarak davalı ... tarafından kullanıldığını belirterek, 04.04.2007-04.04.2012 arası için 9.552,00 TL ecrimisil ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevap dilekçesi vermemiş, duruşmadaki beyanında; davaya konu inşaatı 2004 yılında yapmaya başladığını, imkan buldukça inşaatı sürdürerek devam ettirdiğini belirterek, davanın reddini, olmadığı takdirde taşınmazdaki payının gözetilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşınmazda kayyım tarafından idare edilen hissenin 1/2, davalı hissesinin ise 6/432 olduğu, davalının bu payına isabet eden alanın 68,78 m² olduğu halde keşif sonucu düzenlenen 24.10.2013 tarihli raporda gösterildiği üzere toplam 134,00 m² alanlı 5 katlı bina inşa edip kullandığı, davalının payını aşan bu izinsiz kullanımı nedeniyle ecrimisil sorumluluğu bulunduğu, davalının fazla kullandığı alanın 65,22 m², buradan davacının 1/2 payına düşen alanın ise 32,61 m² olduğu belirtilerek, bu alan için 04.04.2007-04.04.2012 arası 4.860 TL ecrimisile hükmedilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan kanun yolu incelemesi sonucunda Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 2014/15533 Esas, 2014/19396 Karar sayılı ilamıyla; keşfen taşınmazın zeminde kullanım durumunun tespit edilmesi, paydaşlar arasında fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı hususunun saptanması, davacının çekişme konusu taşınmazda kullandığı veya çekişmesiz olarak kullanabileceği yer bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, kullandığı veya çekişmesiz olarak kullanabileceği yer olduğunun anlaşılması halinde davanın reddi; aksi halde taşınmaz üzerindeki binanın davalı tarafından yaptırıldığı, payı kayyım tarafından temsil edilen ...'nin zeminde 1/2 oranında paydaş olduğu ve davalının sorumluluğu gözetilerek belirlenecek ecrimisil üzerinden ...'nin payı oranında ecrimisile karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; taşınmaz üzerinde henüz imar uygulamasının yapılmamış olması nedeni ile imar mevzuatına aykırı şekilde yapılmış birden fazla sayıda kaçak yapının bulunduğu, yapılacak imar uygulaması ile taşınmazın yarıya yakın kısmının yol ve yeşil alanda kalarak kamuya terk edilmesinin gerekeceği, bu şartlar altında hissesi kayyımla idare edilen ...'nin kullanımına uygun yer kalmadığı, taşınmazda kullandığı veya çekişmesiz olarak kullanabileceği yer olmadığı, ...'nin taşınmazdaki hisse durumu ve davalının kullandığı alan dikkate alındığında davalının hissesine isabet eden 68,78 m2 kısımdan daha fazla alan kullandığı, davalının konut yapmak sureti ile kullandığı 134 m2’den hissesine isabet eden kısım düşüldüğünde davalının hissesinden fazla kullandığı alanın 65,22 m2’ye tekabül ettiği, bilirkişi ek raporunda belirlenen birim metrekareye isabet eden 2007 yılına ilişkin aylık kira bedeli 2,13*65,22=138,91 TL (yuvarlanmış hali ile 139 TL) baz alınarak bozma sonrası alınan ek rapordaki hesap tablosuna göre mahkemece hesaplama yapıldığı belirtilmiş, buna göre 04.04.2007-04.04.2012 arası dönem için hesaplanan 9.624,00 TL ecrimisile hükmedilmiştir.
Diğer yandan bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamanın neden dikkate alınmadığına ilişkin açıklama yapılarak “bilirkişi ek raporunda davalının kullandığı 134 m2 lik alanın 1/2 hissesi esas alınarak hesaplama yapılmış ise de bu hesaplama esas alındığında davalının 68,78 m2 lik hissesine göre malik olduğu 68,78-67,00=1,78 m2 lik kısım içinde ecrimisil ödemekle yükümlü olacağı, bu hesaplamanın hükme esas alınmadığı” denilmiştir. Karar, davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; paylı mülkiyete konu, bağ vasfındaki, 4.952 m² yüzölçümündeki 71 parsel sayılı taşınmazda kendisine kayyım tayin edilen ...(Mirasçıları), davalı ve dava dışı kişilerin paydaş oldukları, anılan taşınmazda ...'nin 1/2 (2.476 m2), davalının ise 6/432 (68,78 m2) payının olduğu, Mahkemece bozma öncesi yapılan keşif sonucu alınan 24.10.2013 tarihli bilirkişi raporunda, davalının 134 m²'lik alanda, 5 katlı bina inşa etmek suretiyle tasarrufta bulunduğu, bozma sonrası alınan bilirkişi ek raporunda ise; davacının 71 parselde kullanabileceği bir yer olmadığının tespit edildiği ve davalının kullandığı 134 m2 alan üzerinden bulunan ecrimisilin, davacının hissesi oranında(1/2) 04.04.2007-04.04.2012 arası 9.876 TL olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Eldeki dosyada; bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de; Yerel Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda karar verildiğini söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, bozma ilamında; davacının çekişme konusu taşınmazda kullandığı veya çekişmesiz olarak kullanabileceği yer bulunup-bulunmadığının belirlenmesi, kullandığı veya çekişmesiz olarak kullanabileceği yerin olmaması durumunda, taşınmaz üzerindeki binanın davalı tarafından yaptırıldığı, payı kayyım tarafından temsil edilen ...'nin zeminde 1/2 oranında paydaş olduğu ve davalının sorumluluğu gözetilerek belirlenecek ecrimisil üzerinden ...'nin payı oranında ecrimisile karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, Mahkemece davalının kendi hissesinden fazla kullandığı alan olan 65,22 m2 üzerinden hesaplama yapılması doğru olmamıştır. Bu itibarla; Mahkemece yapılması gereken, davacının kullanabileceği bir alan olmadığı belirlendiğinden, talep edilen dönemler açısından davalının kullandığı alan -134 m2- üzerinden belirlenecek ecrimisile, davacının payı oranında(1/2) hükmedilmesidir.
SONUÇ: Davalı vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte sayılan nedenlerle temyiz itirazlarının REDDİNE, davacı vekilinin (2) numaralı bentte belirtilen temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 165,00 peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 492,41 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 26.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy