MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece; bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, maliki olduğu 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalıya ait telekomünikasyon santral binası bulunduğunu, santral binasının kurulu olduğu arsanın bedeli ödenmek kaydıyla, davalı tarafından devir alınması için defalarca davalı tarafa başvuruda bulunduğunu ancak sonuç alamadığını, davalının işgaline devam ettiğini ileri sürerek haksız ve hukuka aykırı elatmanın önlenmesine, inşaatın yıkımına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,müdahalenin meni ve kâl talebine ilişkin verilen kabul kararının kesinleşmiş olması nedeniyle bu yönde hüküm kurulmasına yer olmadığına, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile, bilirkişi Tayfun Çubukçu'nun 07.10.2019 tarihli raporunda belirlenen 32.854,85 TL’nin 1.693,55 TL’sinin 31.03.2011 tarihinden, 28.000,00 TL'sinin 30.11.2011 tarihinden, 3.161,30 TL’sinin 28.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza yönelik elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere ecrimisil davalarında, her dönem için belirlenen miktara dönem sonu (tahakkuk tarihi) itibariyle faiz yürütülmesi gerekmektedir. Davacı, dava dilekçesinde işgal tarihinden itibaren işlemiş ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olup, mahkemece davacının ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile bilirkişi Tayfun Çubukçu'nun 07.10.2019 tarihli raporunda belirlenen 32.854,85 TL’nin 1.693,55 TL’sinin 31.03.2011 tarihinden, 28.000,00 TL’sinin 30.11.2011 tarihinden, 3.161,30 TL'sinin 28.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmişse de, ecrimisil davalarında her bir yıl bir dönem kabul edildiğinden hükmün bu haliyle doğru olduğu söylenemez.
Mahkemece, talep edilen alacağın aynı dönem içerisinde kaldığı gözetilerek dönem sonundan olayımızda dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile; hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan "1.693,55 TL'sinin 31.03.2011 tarihinden, 28.000,00 TL’sinin 30.11.2011 tarihinden, 3.161,30 TL’sinin" ibarelerinin çıkarılmasına hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının 1. bentte gösterilen nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy