MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu beş adet taşınmazın ortak murislerinden kaldığını, vekil edeninin de hissesi olduğunu, davalıların taşınmazları kullandığını belirterek, 10.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 02.12.2014 tarihli 13 nolu celsede, 1154 parsel sayılı taşınmaza yönelik talebini atiye bırakmış, 02.12.2014 tarihinde toplam 48.304,09 TL üzerinden 649,00 TL ıslah harcı yatırmıştır.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın 3 ve 4 nolu bağımsız bölümler yönünden reddine, 1 nolu bağımsız bölüm yönünden 10.500,89 TL ecrimisilin davalı ...'den tahsiline, 5 nolu bağımsız bölüm yönünden de 7.548,50 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Ecrimisile bilirkişi tarafından her yıl için saptanan ecrimisil miktarına dönem sonu (tahakkuk tarihleri) olan dönem sonlarından itibaren yasal oranda faize hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, Mahkemece, hangi dönem için, ne kadar alacağa, hangi tarihten itibaren faiz uygulanacağı belirtilmeksizin, infazda tereddüt oluşturacak şekilde ecrimisil alacağının "... başlangıç tarihinden itiberen yıllara göre değişecek faiziyle..." tahsiline karar verilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HUMK'un 438/7. maddesi (HMK mad. 370) uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının (2.) bentte açıklanan nedenle kabulü ile, hükmün 2.bendindeki ''... başlangıç tarihinden itibaren yıllara göre değişecek faizi ile...'' ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine, ''...1.800 TL'sine 23.09.2006, 1.927,08 TL'sine 23.09.2007, 2.076,81 TL'sine 23.09.2008, 2.311,29 TL'sine 23.09.2009, 2.385,71 TL'sine 23.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile...'' ibarelerinin eklenmesine, 3.bendindeki ''... yıllara göre değişecek faizi ile...'' ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine, ''...97,32 TL'sine 23.09.2007, 2.284,49 TL'sine 23.09.2008, 2.542,41 TL'sine 23.09.2009, 2.624,28 TL'sine 23.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile...'' ibarelerinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, HUMK'un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 22.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy