MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.11.2019 tarihli ve 2019/3963 Esas, 2019/10660 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı üçüncü kişi vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili; 27.08.2014 tarihinde mülkiyeti müvekkiline ait malların haczedildiğini öne sürerek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, üçüncü kişi ile borçlu şirketin faaliyet konularının aynı olduğu, haciz mahallinde borçlu şirket ve yetkililerine ilişkin evrak bulunduğu, üçüncü kişinin borçlu şirket yetkilisinin akrabası olduğu, haciz adresinin resmiyette borçlu şirketin deposu olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin karinenin aksini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 27.11.2019 tarihli ve 2019/3963 Esas, 2019/10660 Karar sayılı ilamı ile davacı üçüncü kişinin eldeki dava tarihinden önce dava konusu haczin iptali hususunda şikayet başvurusunda bulunduğu, Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli ve 2014/1025 Esas, 2015/415 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, kararın üçüncü kişi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 21.12.2015 tarihli ve 2015/22652 Esas, 2015/32338 Karar sayılı ilamı ile şikayetçi üçüncü kişi ...'ın icra mahkemesine başvurusunun, haciz işleminin yapıldığı iş yerindeki malların kendisine ait olması nedeniyle haciz işleminin iptali istemine ilişkin olduğu, HMK'nin 33. maddesi gereğince, başvurunun hukuki tavsifi hakime ait olup, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle başvurunun, istihkak davası niteliğinde olduğu, Mahkemece, üçüncü kişi ...'ın haczin iptali isteminin istihkak davası olarak vasıflandırılıp, noksan harcı da tamamlatılmak suretiyle yargılamanın istihkak prosedürü kapsamında sürdürülerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, dosyanın onaylı örneğinin Dairemizce istenilmesine rağmen makul sürede işlem yapılmadığı ve eksikliğin giderilememiş olması nedeniyle Mahkemece derdestlik dava şartına yönelik araştırma yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. maddesine dayalı istihkak iddiasının kabulü talebine ilişkindir.
Davacı üçüncü kişi vekilinin Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesine haczin iptali için yaptığı şikayet başvurusu nedeniyle verilen ret kararının, Yargıtay 12. Hukuk Dairesince bozulmasından sonra 2016/150 Esasına kaydedilerek istihkak davası olarak yargılamaya devam edildiği, Mahkemenin 16/06/2016 tarihli kararı ile karar düzeltmeye konu dava dosyasında 08/10/2015 tarihinde aynı hacze ilişkin olarak karar verilmiş olması gerekçe gösterilerek dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, bu itibarla bozma sebebi yapılan dosyada uyuşmazlığın esasına ilişkin karar verilmediği anlaşılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, bozulması nedeniyle karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile; Dairemizin 27.11.2019 tarihli ve 2019/3963 Esas, 2019/10660 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle Mahkeme kararının İİK'nin 366 ve HUMK'un 438.maddeleri uyarınca ONANMASINA, 54,40 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 86,60 TL'nin karar düzeltme isteyene iadesine 26.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy