MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 40.787,77 TL'nin vade tarihleri itibari ile 6183 sayılı Yasa'da öngörülen faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin ise reddine, karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edenine ait ... Turistik Tesislerinin ihale ile davalıya kiralandığını, davalı şirketin 3. dönem kira bedelini ödememesi üzerine aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğünün 2004/532 sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, bunun üzerine itirazın iptali ve taşınmazdan tahliyesi için dava açıldığını ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.04.2005 tarihli ve 2005/348 Esas, 2005/481 Karar sayılı ilamı ile itirazın iptaline ve temerrüt gerçekleştiğinden bahisle davalının kiralanandan tahliyesine karar verildiğini, verilen kararın kesinleştiğini ve davalının kiracılık sıfatının ortadan kalktığını, idarece geçmiş döneme ait yıllık 140.274,00 TL kira bedelinin ÜFE'ye göre % 4,21 arttırılarak aylık dönem için 12.181,62 TL ecrimisil bedeli tespit edildiğini, bildirime rağmen fuzuli işgal bedelinin ödenmediğini ve davalının 17.07.2006 tarihinde taşınmazdan tahliye edildiğini belirterek 13.03.2006 tarihinden (tahliyenin gerçekleştiği) 17.07.2006 tarihine kadar olan süreye ilişkin 49.905,36 TL ecrimisil bedelinin 6183 Sayılı Yasa'ya göre hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile “40.787,77 TL'nin vade tarihleri itibari ile 6183 Sayılı Yasa'da öngörülen faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine,” karar verilmiş olup, mahkeme kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı olarak açılan ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
(a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına ve 13.02.2006 tarihinde kira ilişkisinin sona erdiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
(b) Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu ( eski 76 ada 7,8,9,10 ve 11 nolu parsellerin) 5945 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, 14.11.2002 tarihli kira sözleşmesi ile davalı şirkete kiralandığı, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.04.2005 tarihli ve 2005/348 Esas, 2005/481 Karar sayılı ilamı ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verildiği, ilgili kararın yargıtay denetimden geçerek 13.02.2006 tarihinde kesinleştiği ve bu şekilde davacı ile davalı arasındaki kira ilişkisinin sona erdiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının 13.03.2006 tarihinden (tahliyenin gerçekleştiği) 17.07.2006 tarihine kadar olan süreye ilişkin ecrimisil talebinde bulunduğu ve (ilk dönem) 13.03.2006 tarihinden sonrasına denk gelen bir kısım ödeme belgelerinin dosya kapsamına ibraz edilmesine rağmen, Mahkemece, bu ödemelerin (mükerrer ödemeye sebebiyet vermemek adına) uyuşmazlık konusu döneme dair olup olmadığı konusunda tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde tespit yapılmadığı görülmektedir.
Bu durumda; Mahkemece, dosya kapsamında yer alan bir takım ödeme evrakının ecrimisil talep edilen döneme dair olup olmadığı konusuda (taraflar arasında birden fazla icra takibi ve hukuk davalarınında açıldığı) gözetilerek gerektiğinde bilirkişi raporu da alınmak suretiyle belirlemenin yapılması, var ise ödeme miktarının açıklığa kavuşturulması, belirlenen ecrimisilden (bu dönem için yapılan ödeme varsa) bu miktar mahsup edildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de, şartların varlığı halinde belirlenen ecrimisil alacağına yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, 6183 Sayılı Yasa'da öngörülen faiz oranı üzerinden hüküm tesis edilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin 2 (b) bendinde yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ise 2 (a) bendinde yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy