MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın usulden reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.03.2020 tarihli ve 2018/15946 Esas, 2020/2015 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacının elatmanın önlenmesi, tazminat ve ecrimisil talepleri yönünden mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiş, davalıya usulüne uygun tebligat yapılmaması nedeniyle yerel mahkeme kararı bozulmuş, bozmaya uyan Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi üzerine, dosya Tüketici Mahkemesine gönderilmiş, İstanbul 3. Tüketici Makemesinin ise, Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetkisizlik kararı vermesi üzerine, davacı vekili kararı temyiz etmiş, Dairemizin 02.03.2020 tarihli, 2018/15946 Esas ve 2020/2015 Karar sayılı ilamı ile “.. HUMK döneminde yapılan yetki sözleşmesiyle genel yetkili mahkemelerin yetkisi ortadan kaldırılamayacağından, davacının seçimlik hakkına göre dava İstanbul mahkemelerinde de görülebilirken yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...” gerekçesiyle bozulmuş ve davalı vekili süresi içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
1086 sayılı HUMK’un 440/III-3 maddesine göre, görevsizlik, yetkisizlik, hakimin reddi, dava veya karşılık davanın açılmamış sayılması, davaların birleştirilmesi ve merci belirtilmesi kararlarının onanması veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme yoluna başvuru olanağı yoktur.
O halde, İstanbul 3. Tüketici Mahkemesinin 12.07.2018 tarihli ve 2015/711 Esas, 2018/473 Karar sayılı mahkemenin yetkisiz olduğuna ilişkin verilen kararının, Dairenin 02.03.2020 tarihli ve 2018/15846 Esas, 2020/2015 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına yönelik karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olup, Daire kararında maddi hata ile ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğinin yazılmış olması da davalıya yasada olmayan bu hakkı kazandırmayacağına göre, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, karar düzeltme isteğini içeren dilekçenin REDDİNE, gereksiz yatırılan karar düzeltme harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy