MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 9. Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ankara 9. Aile Hukuk Mahkemesinin 31.01.2018 tarihli ve 2013/1394 Esas, 2018/136 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12 Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, davalı erkek adına Garanti Bankası elma hesabı, ... plakalı araç, ... ada 1 parselde kayıtlı 32 numaralı bağımsız bölüm üzerinde 10.000 TL mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacağın dava tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini, ziynet ve ev eşyalarının ise aynen iadesini olmadığı takdirde 5.000 TL bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 10.329,75 TL alacağın karar tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline, ev eşyası ve ziynet eşyasına yönelik talebi tefrik edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, hüküm; davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 Sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacağı hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK mad. 229) ve denkleştirmeden (TMK mad. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK mad. 219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK mad. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK mad. 236/1). Katılma alacağı, Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.
Artık değere katılma alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK mad. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.
Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK mad. 222).
Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.
Somut olaya gelince; eşler, 03.08.2005 tarihinde evlenmiş, 13.02.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK mad. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad. 10, TMK mad. 202/1). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK mad.179).
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu ... plakalı aracın, davalının evlilik öncesi edindiği ... plakalı aracın takas edilmek suretiyle edindiği... plakalı aracın satım bedeli ile edinildiği, ... plakalı aracın 12.000 TL bedelle takasa tabi tutulduğu, ... plakalı aracın edinilmesi için takasın üzerine 11.000 TL ödendiği, bu 11.000 TL’nin ise davalının kıdem tazminatıyla karşılandığı kabul edilerek, evlilik öncesi sahip olduğu aracın bedeli ile kıdem tazminatından davalının kişisel malı olarak hesaplanan tutar davalı lehine denkleştirmeye tabi tutularak araç için davacı lehine 10.229,25 TL katılma alacağına hükmedilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamıyla örtüşmemektedir. Şöyle ki, dosya kapsamında davalının evlilik öncesinde sahip olduğu ... plakalı aracın davalı tarafından edinim tarihine ilişkin bir bilginin yer almadığı, davalının bu aracı 06.07.2008 tarihinde dava dışı... plakalı araç ile takas ettiği,davalının kıdem tazminatını almaya hak kazandığı iş akdinin 16.06.2006 tarihinde feshedildiği, ... plakalı aracın 15.09.2009 tarihinde davalı tarafından satıldığı, aynı gün davaya konu ... plakalı aracın davalı tarafından edinildiği anlaşılmaktadır. Buna göre... plakalı aracın satım bedeli ile davaya konu aracın alındığının kabulü doğru ise de, davalının kıdem tazminatını almaya hak kazandığı iş akdinin 16.06.2006 tarihinde feshedilmesi, takas sözleşmesinin ise 06.07.2008 tarihinde yapılması karşısında aradan geçen süre dikkate alındığında dosya kapsamında kıdem tazminatının... plakalı aracın ediniminde kullanıldığına ilişkin somut bir delil bulunmadığı da anlaşıldığına göre, davalının kıdem tazminatının davaya konu aracın ediniminde kullanıldığının ispat edilemediği kabul edilerek, davalının evlilik öncesi edindiğini savunduğu ... plakalı aracın davalı tarafından edinimine ilişkin kayıtlar dosyaya alındıktan sonra bu aracın gerçekten davalının kişisel malı niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, yalnızca bu aracın takas bedelinin katılma alacağı hesabında davalı lehine denkleştirmeye tabi tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy