(743 S. K. m. 170) (6100 S. K. m. 26, 370)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 5. Aile Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2014/949 Esas, 2018/235 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı ... vekili, davalı eş adına edinilen taşınmaz nedeniyle 1.000,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiş, 29.12.2017 tarihli dilekçesiyle talep miktarını 108.940,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne 1.000,00 TL'ye dava tarihi 21.11.2014 tarihinden, 107.940 TL'nin ıslah tarihi 29.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 108.940 TL katkı payı alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine, davalının savunmasında ileri sürdüğü dava konusu taşınmazın edinilmesinde satışından elde edilen paranın kullanıldığı 04.01.1995 tarihinde satın alınan 5800 ada 434 parsel sayılı taşınmazın davalının babası tarafından alındığı mevcut delillerle ispatlanamadığına, her iki taraf da çalışarak gelir elde ettiklerine ve bu gelirleri dikkate alınarak Dairemiz'in ilke ve uygulamalarına göre hesaplanan katkı payı alacağı hesabında esas alınan katkı payı oranının isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
743 sayılı TKM’nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağına faiz talebi bulunduğu takdirde dava dilekçesindeki miktar yönünden dava, ıslah edilen miktar yönünden ise ıslah tarihinden geçerli olarak yasal faize hükmedilmesi gerekir. Diğer yandan, hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK mad. 26).
Somut olayda, davacının dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmadığı, talep miktarını artırdığı 29.12.2017 tarihli dilekçesiyle faiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince, alacağın tamamına 29.12.2017 tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi'nin hüküm fıkrasının (2) nolu bendinde yer alan '... (1000 TL'sinin dava tarihi 21.11.2014 tarihinden, 107.940 TL'nin ıslah tarihi 29.12.2017 tarihinden itibaren)...' ibarelerinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, yerine ''...27.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek ...'' ibaresinin yazılarak eklenmesine, HMK'nin 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)