MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2016/75 Esas, 2018/277 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi üzerine, bu kez davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, davaya konu 381 ada 10 parselde kayıtlı taşınmazdaki bağımsız bölümlerin davalılar tarafından kiraya verilmesi nedeniyle her bir davacı için ayrı ayrı 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL ecrimisilin tahakkuk ettiği tarihten itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiş, talebini her bir davacı için 87.469,55 TL olmak üzere toplam 174.939,10 TL olarak artırmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile toplam 174.939,10 TL ecrimisilin dönem sonu faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye 1. Hukuk Dairesince bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasındaki ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Açıklanan bu ilke ışığında somut olaya gelince,davaya konu 381 ada 10 parselde kayıtlı altında dükkanı olan kargir apartman vasıflı taşınmazda kat irtifakı kurulmadığı, taşınmaz üzerinde zemin üzeri dört normal, bir çekme kattan oluşan binanın yer aldığı, tarafların murisi ...’ın taşınmazın maliki olduğu, murisin 05.03.1970 yılında vefat ettiği, geriye davacılar ..., ... ve davalılar ..., ..., ... ve dava dışı ... ve ... isimli kişileri mirasçı olarak bıraktığı, Bölge Adliye Mahkemesince tapu maliki kök murisin 1970’de vefat ettiği, davacıların yakın murisi ...’nin ise 1981 yılında vefat ettiği, eldeki davanın ise 2016 yılında açıldığı , davacıların davalı tarafın uzun süreli kullanımına ses çıkarmadıkları dolayısıyla zımni muvafakatleri olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyaya davacı tarafça sunulan kira sözleşmeleri incelendiğinde, binanın tamamının davalılar ... ve ... tarafından 27.08.2014 tarihinde 7 yıllığına kiraya verildiği, Mahkemece sunulan kira sözleşmelerine ilişkin yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, Mahkemece dosyaya sunulan kira sözleşmeleri davalılara gösterilmek suretiyle taşınmazın tamamının kiraya verilip verilmediği, verildiyse kira bedellerinin kim tarafından tahsil edildiği konusunda davalıların ve davacı tarafın açıklayıcı beyanları alınmak suretiyle davaya konu taşınmazın dava tarihine kadar kim tarafından kiraya verildiği, kira bedellerinin kim tarafından tahsil edildiği, davacıların talep ettiği dönem için davaya konu taşınmazda kullanabilecekleri yer olup olmadığı açıklığa kavuşturulduktan sonra ecrimisil talebine ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK'nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy