MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davaya konu 315 parselde kayıtlı muris annelerine ait 8.296 m2 fıstık bahçesinin davalılar tarafından haksız kullanımı sebebiyle, 04.08.2004 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.150 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.150 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içinde bir kısım davalılar (Ekrem ve ...) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Somut olayda, davaya konu 315 parselde kayıtlı 74.800 m2 tarla vasıflı taşınmazın 15.04.2008 tarihinde hükmen davacılar ve davacıların annesi ..... adına tescil edildiği, hükmen tescile dayanak ilamın Gaziantep Kadastro Mahkemesinin 2004/12 Esas 2008/4 Karar sayılı ilam olduğu, bu ilama göre, dava dışı kişiler tarafından içlerinde eldeki dosyanın davacılarının da yer aldığı kişilere karşı kadastro tespitine itiraz davası açıldığı, kadastro mahkemesince davanın reddine karar verildiği, bu kararın 08.04.2008 tarihinde kesinleştiği, davalıların eldeki davada davaya konu yeri 21.10.1987 tarihli düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle edindikleri, kötüniyetli zilyet olmadıkları savunmasına dayandıkları , kadastro mahkemesinde devam eden davaya da bu sözleşmeye dayanarak tapu iptali ve adlarına tescili istemiyle müdahil olarak katıldıkları, kadastro mahkemesince davalıların davasının tefrik edildiği, davalıların davasının Araban Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/104 E. 2011/116 K. sayılı dava dosyasında görülmeye devam ettiği,bu dava sonucunda Mahkemece 25.05.2011 tarihinde davanın reddedildiği, bu kararın 26.10.2011 tarihinde onanmasıyla, 03.02.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, davalıların savunmasında dayandıkları 21.10.1987 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine göre, satıcılarının davacılar Ali, ... ile ... ve dava dışı ..., alıcılarının ise davalılar olduğu, davaya konu taşınmazın 17.800 m2 kısmının 10.000 TL bedelle davalılara satıldığının, zilyetliğinin davalılara teslim edildiğinin sözleşmede belirtildiği, Mahkemece keşif yapılmadan, taraf delilleri toplanmadan davacı tarafın delil olarak dayandığı dosya içerisinde yer almayan, temyiz aşamasında eksikten talep edilmesine rağmen arşiv aramalarında bulunamadığı için gönderilemediği belirtilen Araban Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/3 Değişik İş sayılı dosyasındaki keşif ve bilirkişi raporlarına dayanarak hüküm verdiği, davalıların gerçekten dava konusu taşınmazda satın aldıkları yer olup olmadığının, var ise bu yerin kroki üzerinde gösterilip işaretlenmediği bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, taşınmazın başında yerel, teknik ve uzman bilirkişiler ile taraf tanıkları aracılığıyla keşif yapılarak, Araban Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/104 E., 2011/116 K. sayılı tapu iptali ve tescil dava dosyası da dikkate alınarak davalıların dayandıkları haricen satın alma sözleşmesindeki yerin dava konusu edilen yer olup olmadığının ve davalıların kullandıkları alanın uzman bilirkişiler tarafından belirlenerek ölçekli ve koordinatlı krokide işaretlenmesi, ayrıca delil olarak dayanılan Araban Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/3 Değişik İş sayılı dosyasının getirtilerek dosya arasına alınması, bulunamıyorsa, 4473 sayılı Yangın, Yer Sarsıntısı, Seylan ve Heyelan Sebebiyle Mahkeme ve Adliye Dairelerinde ... Dosyalar Hakkında Yapılacak Muamelelere Dair Kanun hükümlerine ve Yüksek Adalet Bakanlığı, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 30.01.2006 tarihli ve B.03.0.HİG.0.00.00.03/010.06.02/7 sayılı genelgelerine göre, dosya yenilenmesinin (ihyasının) yapılmasının zorunlu olduğu gözetilerek, dosya ihyasının yapılabilmesi için öncelikle isteğin yeni bir davaymış gibi düşünülerek mahkeme esas defterine kaydının yapılması, tensiple duruşma gününün belirlenmesi, kaybolan dosyanın tüm taraflarına yöntemine uygun bir biçimde yenileme dilekçesinin tebliğ edilmesi, tarafların elinde bulunan dosyaya ilişkin tüm belgeler ile tutanak ve krokilerin mahkemeye sunulmasının istenmesi, bu şekilde ilgili tespit dosyası oluşturulmaya çalışılarak, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanmış ve toplanacak deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalılar Ekrem ve ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy