MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, bozma üzerine davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ... ve arkadaşları vekili, birleşen davacı ... vekili, birleşen davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 13292 ada 24, 25 ve 30 parsel sayılı sırasıyla 9.375,74, 2.830,77, 4.560,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların kadastro tutanağının beyanlar hanelerine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 13292 ada 24 parselin davalı ... oğlu ...’ın, 13292 ada 25 parselin ... oğlu ... ile 13292 ada 30 parselin ... oğlu ...’ün kullanımında bulunduğu şerhleri yazılarak tarla vasfıyla davalı Maliye Hazinesi adına tespit edilmiştir. Asıl davanın davacısı ... ve ... 13292 ada 24 parsel sayılı taşınmazın kendilerinin fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, birleşen davanın davacısı (2010/75 E.-2010/390 K.) ... ve birleşen davanın (2010/1077 E.-2011/89 K.) davacısı ... da aynı taşınmaz hakkında aynı iddialara dayanarak, birleşen davanın (2010/747 E. - 2015/351 K.) davacısı ... da 13292 ada 25 parsel sayılı taşınmaz ile birleşen davanın (2010/748 E.-2016/73 K.) davacısı ... 13292 ada 30 parsel sayılı taşınmaz hakkında aynı iddialara dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Müdahil ... ve ... ayrı ayrı verdikleri müdahillik dilekçeleriyle 13292 ada 24 parsel sayılı taşınmaz hakkında ve Müdahil ... ile ... da 13292 ada 30 parsel sayılı taşınmaz hakkında aynı iddialara dayanarak davaya katılmış olup Antalya Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından davacı ... ve arkadaşları tarafından davalı ...’ya karşı açılan ve Dairemizin 16.03.2011 tarihli ve 2010/4607 Esas, 2011/1502 Karar sayılı bozma ilamı ile zilyetlik hususunda yapılan araştırmanın yeterli olmadığına değinilerek bozulan zilyetliğin korunmasına ilişkin dava hakkında da, yargılama sırasında taşınmaz üzerinde kullanım kadastrosu çalışması yapılması nedeniyle Antalya Kadastro Mahkemesine görevsizlik karar verilmiş ve mahkemesince eldeki dosya ile birleştirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Birleşen davanın (2010/1077 E.) davacısı ...’ın davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, asıl ve birleşen davanın (2016/15 E.) davacıları ... ve arkadaşlarının davalarının subut bulmadığından reddine, birleşen davanın (2010/751 E., 2010/747 E. ve 2010/748 E.) davacısı ...'nın davalarının subut bulmadığından reddine, müdahil ...'ın 13292 ada 30 parsele yönelik davasının subut bulmadığından reddine, müdahil ...’nın 13292 ada 24 ve 30 parsellere ilişkin davaları ile Müdahil ...’ın davalarının kabulüne, çekişmeli 13292 ada 24 parselde kayıtlı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespitinin iptali ile beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/07/2017 tarihli ek rapor ve ekindeki krokide (24/A) ile gösterilen 767 metrekarelik alan ... oğlu ...'ın, (24/C) ile gösterilen 1027,23 metrekarelik alan ... oğlu ...'nın, (24/B) ile gösterilen 6380,88 metrekarelik alan ile (24/D) ile gösterilen 1200,63 metrekarelik alan ... oğlu ...'ın kullanımındadır." şeklinde şerh verilerek, çekişmeli 13292 ada 30 parselde kayıtlı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespitinin iptali ile beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, aynı tarihli bilirkişi rapor ve ekindeki krokide (30/A) ile gösterilen 748,21 metrekarelik alan ... oğlu ...'nın, (30/B) ile gösterilen 3812,56 metrekarelik alan ... oğlu ...'ün kullanımındadır." şeklinde şerh verilerek ve çekişmeli 13292 ada 25 parselde kayıtlı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitinde beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere tespit gibi tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili, birleşen davacı ... vekili, birleşen davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlar üzerinde Müdahil ... ve ...’nın (Ramazan oğlu) zilyetliğinde olduğu, diğer davacı ... müdahillerin ise tespit gününe kadar zilyetliklerinin bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.
3402 sayılı Yasa'nın Ek-4. maddesi uyarınca "6831 sayılı Yasa'nın 20.06.1973 tarihli Kanunla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle bu Kanun'un 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir" hükmünü taşımaktadır. "Kullanım kadastrosu" olarak isimlendirilen bu çalışmanın amacı, 2/B sahalarını, fiili kullanım durumlarını dikkate alarak parsellere ayırmak ve bu taşınmazları 2/B alanı olarak Hazine adına tescil ederken, taşınmazlar üzerinde tespit günü itibariyle fiili kullanımı bulunanları ve muhdesatları tespit ederek tapunun beyanlar hanesinde göstermektir. Diğer bir anlatımla, kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişiler, kadastro tespiti sırasında taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen kullanan kişilerdir. Somut olayda ise Mahkemece dava konusu taşınmazların davacılar ile müdahillerin fiili kullanımında bulunup bulunmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazların, kadastro tespit tarihi olan 2010 yılı ve öncesindeki fiili durumu, tespit günü itibariyle taşınmazlarda kullanım bulunup bulunmadığı, var ise hangi taşınmazı kimin kullandığı hususları üzerinde durulmamış, taşınmazların kullanım kadastrosu tespitinin yapıldığı tarihe ait ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilip taşınmazların tespit günü itibariyle kullanım durumu da belirlenmemiştir.
Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için; dava konusu taşınmazların tespitinin yapıldığı 2010 yılına ait ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile inşaat, ziraat mühendisi bilirkişi ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların niteliği, tespit günü itibariyle taşınmazlarda fiili kullanım bulunup bulunmadığı, mevcut ise ne şekilde olduğu ve hangi taşınmazın kimin kullanımında olduğu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında oluşabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı; teknik bilirkişi, inşaat ve ziraat mühendisi bilirkişiden, taşınmazların 2012 yılındaki ortofoto ve uydu fotoğraflarını da uygulayarak, tespit tarihi itibariyle taşınmazların niteliği, taşınmazların kullanım durumu, taşınmazlar üzerindeki inşaii muhdesatların niteliği ve yaşları hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazların çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip, üzerine taşınmaz sınırlarının işaretlenilmesi istenilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Davacı ... ve arkadaşları vekili, birleşen davacı ... vekili, birleşen davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 11.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy