MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 412 parsel numaralı 85.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayalı olarak, tarla vasfıyla Hazine adına adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları, tapu kaydına ve zilyetliğe dayanarak Ergani Kadastro Mahkemesinin 2013/20 Esas sayılı dava dosyası ile dava açmışlar; müdahil ... ve arkadaşları, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece, müdahil-davacılar ... ve arkadaşlarının davasının tefrik edilerek eldeki dava dosyası üzerinden yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulüne, dava konusu 412 parsel numaralı taşınmazın tespitinin iptali ile hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
HMK'nin 167. maddesinde “Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder.” hükmü düzenlenmiştir.
Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Aynı gün temyiz incelemesine konu Ergani 1. Kadastro Mahkemesinin 2013/20 Esas sayılı ana dosyasında, çekişmeli 412 parsel sayılı taşınmaza yönelik ... ve müştereklerinin (... Tapulama Mahkemesinin 1979/158 Esas sayılı dosyası iken 2013/20 Esası numarasını almıştır) vergi kaydı ve zilyetliğe dayalı adlarına tescil istemlerinin olduğu, yine bu davanın yargılaması sırasında müdahil ... ve müştereklerinin de aynı taşınmaza yönelik vergi kaydı ve zilyetliğe dayalı olarak müdahalelerinin olduğu, nitekim tefrik edilen ve eldeki temyize konu dosya davacıları olarak gösterilen ... ve müştereklerinin de mezkur dosyadaki davaya irsen intikal ve taksim iddiasıyla adlarına tescil istemiyle katıldıkları ve ayrıca söz konusu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilen ... Tapulama Mahkemesinin 1979/149 Esas numaralı dosyasında da, davacı ... ... ve müşterekleri'nin Hazine ve ... Muhtarlığı aleyhine aynı parsele yönelik tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tescil istemlerinin bulunduğu ve bu haliyle çekişmeli taşınmaza yönelik 4 ayrı iddianın mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki Mahkemece, 2013/20 Esas sayılı dosyası üzerinden 20.11.2015 tarihli duruşmada parsel bazlı ayırma kararı verildiği halde, ana dava dosyasından tefrik edilen eldeki dosyada yalnızca bir kısım müdahiller taraf olarak yer almış ve bu kişiler yönü ile karar verilmiştir. Mahkemece aynı parsele ilişkin olarak tüm iddialar/talepler yönünden karar verilmesi zorunlu olup, bu şekilde tüm taraflara duruşma günü tebliğ edilip yöntemince taraf koşulu gerçekleştirilmeden, tensip zaptı ile hüküm verilmesi ve bu kişilerin karar başlığında dahi gösterilmemeleri usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, dava konusu 412 parsel sayılı taşınmaza ilişkin yukarıda zikredilen davalardaki tüm taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek yöntemince taraf teşkili sağlanmalı, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilerek taraflardan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 08.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy