MAHKEMESİ : Gaziantep Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Gaziantep Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının reddine karar verilmiş olup, bu kez davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Uygulama kadastrosu sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında ve tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 118 ada 100 parsel sayılı 5.375,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 5.642,69 metrekare yüzölçümlü olarak; davacı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 118 ada 102 parsel sayılı 3.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada ve parsel numarasıyla ve 2.718,10 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 118 ada 99 parsel sayılı 5.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada ve parsel numarasıyla ve 4.822,05 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 118 ada 101 parsel sayılı 10.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada ve parsel numarasıyla ve 10.362,93 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 118 ada 103 parsel sayılı 4.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada ve parsel numarasıyla ve 4.117,15 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 118 ada 104 parsel sayılı 21.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada ve parsel numarasıyla ve 21.289,37 metrekare yüzölçümlü olarak; mera vasfıyla özel sicilinde kayıtlı bulunan eski 118 ada 152 parsel sayılı 50.254,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada ve parsel numarasıyla ve 50.357,23 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Komisyona itirazı reddedilen davacı ..., kendisi ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek; davacı ... ise, adına tapuda kayıtlı bulunan 118 ada 102 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek dava açmışlar; çekişmeli 118 ada 100 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden ..., ... ve ... ise aynı nedenlere dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ... ve müdahil davacı ... ve müştereklerinin davasının kısmen kabulüne, davacı ...’nin davasının kabulüne, çekişmeli 118 ada 99, 101, 102, 103, 104 ve 152 parsel sayılı taşınmazların uygulama tutanaklarının, 118 ada 100 parsel sayılı taşınmazın ise komisyon tutanağının iptaline, 08.02.2017 tarihli ek fen bilirkişi raporuna ekli krokide (O) harfi ile gösterilen 4.753,91 metrekare ve (P) harfi ile gösterilen 470,23 metrekarelik bölüm ile 06.06.2017 havale tarihli 2. ek fen bilirkişi raporuna ekli krokide (R) harfi ile gösterilen 1.227,50 metrekarelik bölümün 118 ada 99 parsel numarasıyla ve 6.451,64 metrekare yüzölçümlü olarak; 08.02.2017 tarihli ek fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.054,08 metrekare, (B) harfi ile gösterilen 5.172,46 metrekare, (C) harfi ile gösterilen 41,14 metrekare, (D) harfi ile gösterilen 428,21 metrekare, (M) harfi ile gösterilen 487,32 metrekare ve (N) harfi ile gösterilen 68,14 metrekarelik bölümün 118 ada 100 parsel numarasıyla ve 7.251,35 metrekare yüzölçümlü olarak; 08.02.2017 tarihli ek fen bilirkişi raporuna ekli krokide (K) harfi ile gösterilen 63,83 metrekare, (J) harfi ile gösterilen 31,87 metrekare ve (L) harfi ile gösterilen 9.721,08 metrekarelik bölümün 118 ada 101 parsel numarasıyla ve 9.816,78 metrekare yüzölçümlü olarak; 08.02.2017 tarihli ek fen bilirkişi raporuna ekli krokide (E) harfi ile gösterilen 328,39 metrekare, (F) harfi ile gösterilen 392,42 metrekare, (H) 2.184,92 metrekare, (I) harfi ile gösterilen 154,53 metrekare ve (G) harfi ile gösterilen 149,25 metrekarelik bölümün 118 ada 102 parsel numarasıyla ve 3.209,51 metrekare yüzölçümlü olarak; 08.02.2017 tarihli ek fen bilirkişi raporuna ekli krokide (R) harfi ile gösterilen 1.227,50 metrekare, (A) harfi ile gösterilen 1.054,08 metrekare ve (E) harfi ile gösterilen 328,39 metrekarelik bölümün çekişmeli 118 ada 103 parselden çıkarılarak, aynı raporda (Z) harfi ile gösterilen 24,06 metrekarelik bölümün çekişmeli 118 ada 103 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle taşınmazın 1.531,24 metrekare yüzölçümlü olarak; 08.02.2017 tarihli ek fen bilirkişi raporuna ekli krokide (J) harfi ile gösterilen 31,87 metrekare ve (G) harfi ile gösterilen 149,25 metrekarelik bölümün çekişmeli 118 ada 104 parsel sayılı taşınmazdan çıkarılarak taşınmazın 21.108,25 metrekare yüzölçümlü olarak; 08.02.2017 tarihli ek fen bilirkişi raporuna ekli krokide (F) harfi ile gösterilen 392,42 metrekare ve (Z) harfi ile gösterilen 24,06 metrekarelik bölümün çekişmeli 118 ada 152 parsel sayılı taşınmazdan çıkarılarak taşınmazın 49.940,75 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hükmün davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.
Mahkemece, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, çekişmeli taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, 3 kişilik fen bilirkişi kurulunun katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişilerine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar fen bilirkişileri tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı gibi hususlarda bilgi alınmalı, fen bilirkişilerinden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Fen bilirkişilerinden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise çekişmeli taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Fen bilirkişilerinin haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tesis kadastrosundaki yüzölçümleri ile uygulama kadastrosundaki yüzölçüm farklılığının harita yapım tekniği ile miktar hesaplama yöntemi ve teknolojik farklılıklardan kaynaklandığı, taşınmazların yüzölçümlerinin uygulama kadastrosu ile düzeltilmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmazlar arasındaki sınırın tesis kadastrosundaki gerçek fiili duruma getirildiği gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava konusu taşınmazlardan 118 ada 152 parsel sayılı taşınmaz mera vasfında olup, meralar hakkında açılacak davaların Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişiliğine yöneltilmesi zorunludur. Yargılama sırasında Hazine ve ... davaya dahil edilmiş olmakla birlikte, 6360 sayılı Yasa gereğince ilgili kamu tüzel kişisi durumundaki Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın da davaya dahil edilmesi gerektiği gözden kaçırılmıştır. Taraf teşkilinin sağlanması dava koşullarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulmalıdır. Diğer taraftan mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmamış, harita bilirkişilerinden yukarıda açıklanan şekilde rapor alınmamış, sınır farklılığının nedenleri denetime elverişli şekilde açıklanmamıştır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, 6360 sayılı Yasa uyarınca yasal hasım konumunda bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'ni davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde dahili davalıdan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile harita mühendisi sıfatına sahip üç kişilik bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların doğal ya da yapay sınırlarının bulunup bulunmadığı, taşınmazların tesis kadastrosundaki sınırlarının neresi olduğu, bu sınırlarda zaman içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, göstermeleri halinde söz konusu sınırlar teknik bilirkişilere harita üzerinde işaretlettirilmeli, harita mühendisi bilirkişi kuruluna yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yaptırılarak denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor düzenlettirilmelidir.
Mahkemece taraf teşkili sağlanmaksızın ve eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; çekişmeli 118 ada 152 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (Z) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik 118 ada 103 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliki tarafından usulünce açılmış dava bulunmadığı halde, bu bölümün 118 ada 103 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz olup yazılı şekilde hüküm kurulması ve istinaf talebinin esastan reddi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK'nin 373/1. maddesi gereği kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi (16.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise ilk derece mahkemesi Gaziantep Kadastro Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı ...'na iadesine, 12.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy