MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; ''Yörede 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre fotogrametrik metotla ve hava fotoğraflarından yararlanılarak seri bazında yapılan orman tahdidi 1968 yılında kesinleştiği halde, orman tahdit çalışmasına ilişkin bilgi ve belgelerle dava konusu taşınmaza komşu parsellerin kadastro tutanakları ve dayanak belgelerinir dosya arasında bulunmadığı, bu belgelerle varsa komşu taşınmazlara ait tespitlerin dayanağı olan kayıtların yapılan keşifte uygulanmadığı ve taşınmazın bu kayıtlara göre öncesinin ne olduğunun belirlenmediği açıklanarak, mahallinde bir orman mühendisi ve bir fen elemanı ve bir ziraat mühendisi marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşif sonucuna göre karar verilmesi'' gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, ... İli ... İlçesi ... Köyü 156 ada 63 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile zeytinlik vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman vasfında olmadığı ve lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; uzman teknik bilirkişiler tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın öncesinin 6831 sayılı Kanun'un 1/J maddesi kapsamında eğimi %12'yi aşan ve dolayısıyla toprak muhafaza karakteri taşıyan fundalık ve çalılık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu, taşınmaz üzerinde bir kaç adet zeytin ağacının bulunduğu belirlenmiş olmakla, taşınmaz üzerinde davacının kazanmayı sağlayacak ekonomik amacına uygun zilyetliğinin bulunmadığı ve buna bağlı olarak yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabul kararı verilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollaması
ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna,
07.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy