(1773 S. K. m. 9, 11, 12) (1412 S. K. m. 2, 262, 343)
Dava: Adam öldürmeye teşebbüs ve naşı ızrardan sanık S. Solmaz ve arkadaşlarının yapılan muhakemeleri sonunda; S. Solmazın eyleminin öldürmeye teşebbüs değil, silahla yaralamak vasfında olduğundan ve olayın 1773 sayılı kanunun 9. maddesinin A ve B bentlerinin kapsamına girmediğinden bahisle mahkemenin görevsizliğine ve Altındağ Sulh Ceza Mahkemesine tevdi edilmek üzere, dosyanın Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine dair Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 15.05.1975 günlü kararın Bu kanunda gösterilen özel hükümler saklı kalmak şartıyla, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görevine giren suçların soruşturma ve kovuşturmasında, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı 1773 sayılı kanunun 11 ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanması bakımından Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Ağır Ceza Mahkemesi derecesinde bulunduğu aynı kanunun 12/1. maddesinde tespit olunmuştur.
Öte yandan CMUK. nun 262. maddesine göre; Mahkeme duruşmada anlaşılan vasıf ve mahiyetini ileri sürerek; davanın, görülmesi derecesi dün bir mahkemeye ait olduğundan bahisle vazifesizlik kararı veremez.
İnceleme konumuzu teşkil eden olayda ise; sanıklar hakkında üzerlerine atılan suçtan dolayı düzenlenen 15.01.1975 tarihli iddianame ile kamu davası açılmasını takiben, duruşmaya devam olunmuş, tüm deliller toplanmak suretiyle soruşturma tamamlanmış bir duruma getirildikten sonra; fiilin adam öldürmeye teşebbüs değil silahla yaralamak suçunu teşkil eylediğinden ve 1773 sayılı kanunun 9. maddesinin kapsamına giren bir halde bulunmadığından bahisle görevsizlik kararı verilmiş ve Altındağ Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere dosya Cumhuriyet Savcılığına tevdi olunmuştur.
Kanunun 12. maddesi, mademki Devlet Güvenlik Mahkemesinin Ağır Ceza Mahkemesi derecesinde olduğunu göstermiş ve anılan mahkemece de suç vasfı yapılan duruşma sonucu değiştirilmiş olduğuna göre; CMUK. 262. maddesinin gayet açık olan amir hükmü karşısında son aşamasına ulaştırdığı davayı nihai hükme bağlaması gerekirken, görevsizlik kararı ittihazında isabet görülmediğinden dolayı CMUK. nun 343. maddesi gereğince mezkur kararın bozulması, Yüksek Adalet Bakanlığının 13.06.1975 gün ve 21485 sayılı yazılı emrine atfen Cumhuriyet Başsavcılığından ihbar ve dava dosyası 17.06.1975 gün, 435 sayılı tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1773 sayılı yasanın 9. maddesinin (a) bendinde Devlet Güvenlik Mahkemelerinin salt görevine giren suçlar gösterilmiş B bendinde ise suçun işleniş sebep, saik ve şekline göre devlet güvenliğini ilgilendirdiği takdirde, burada açıklanan fiillerin de Devlet Güvenlik Mahkemesinde görülebileceği kabul edilmiş, bu şekilde mahkemelerin görevi çok sınırlı tutulmuştur. 9. maddede yer almayan bir suçun devlet güvenliğini ilgilendirdiğinden söz edilemez.
Mahkemelerin görevi iddianamedeki tavsif ve buna uygun düşen yasa maddesiyle tespit edilir ise de, mahkemeler buna uymak zorunda değildir. Duruşmanın her safhasında görevsizlik kararı verebilirler.
Duruşmada anlaşılan suçun vasfı ileri sürülerek davanın daha dün dereceli bir mahkemeye gönderilemeyeceğine dair CMUK. nun 262. maddesinde yer alan genel kuralın, belli suçlar için özel olarak kurulmuş Devlet Güvenlik Mahkemesinde uygulanamayacağının kabulü gerekir. Aksi hal dolaylı olarak mahkemenin görev alanını genişletir.
1773 sayılı yasanın 11. maddesi sınırlı bir hüküm getirmekte, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görevine giren suçların soruşturma ve kovuşturmasında CMUK. nun hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmektedir. Başka bir deyimle görevine girmeyen bir fiil ortaya çıktığı zaman usul hükümlerini uygulayarak görev sınırını aşamaz.
Nitekim CMUK. nun 2. maddesinde yer alan, murtabit ceza davalarının her biri muhtelif mahkemelerin görevi dahilinde olsa bile bunların birleştirilerek yüksek vazifeli mahkemede görülebileceğine dair genel kuralın Devlet Güvenlik Mahkemesince uygulanamayacağı sınırlı olan görev sahasının genişletilmesinin Anayasaya aykırı düşeceği gerekçesiyle 1773 sayılı yasanın 9. maddesinin C bendi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş, bu suretle CMUK. nun her hükmünün uygulanamayacağı kabul edilmiştir.
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin dışında kalan Adalet Mahkemeleri her ne kadar görevsizlik kararına uymak zorunda iseler de, bu kendi bünyeleri içinde görevsizlik kararına veremezler anlamına gelemez. CMUK. nun 262. maddesinin işletilmesiyle Devlet Güvenlik Mahkemeleri görevinin genişletilmesi yasaya aykırı düşer.
Sonuç: Bu nedenle yazılı emre dayanan tebliğnamenin REDDİNE, 24.06.1975 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALİFİT ŞERHİ:
1773 sayılı kanunun 11.maddesinde Devlet Güvenlik mahkemelerinde, kanunda belirtilen özel hükümler dışında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun hükümlerinin uygulanacağı, 12. maddesinde de bu mahkemelerin Ağır Ceza Mahkemesi derecesinde olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu olay hakkında C. Savcılığının iddianame ile ızrar suçu ile birlikte TCK. nun 448, 62. maddeleri gereğince açılan dava üzerine, olayın devlet güvenliğini ilgilendirdiği mahkemece de kabul edilerek duruşmaya başlamış, deliller toplanmış ve soruşturma tamamlandıktan sonra ızrar suçundan nihai karar verilip, ayrıca öldürmeye teşebbüsten açılan davada sanığın eyleminin yaralama suçunu teşkil ettiğinden ve yaralama suçunun 1773 sayılı kanunun 9. maddesi kapsamına girmediğinden bahisle görevsizlik kararı verilmişse de:
1- CMUK. nun 262. maddesinin açık hükmü nazara alınmadan,
Ve ayrıca:
2- 1773 sayılı kanunun 9. maddesinin B bendine giren ve devlet güvenliğini ilgilendiren suçlardan dolayı açılan davalara Devlet Güvenlik Mahkemelerinin bakacaklarının, yani duruşma yapıp işi nihai karar bağlamaları gerektiğinin anlaşılmasına,
3- 1773 sayılı kanunun 9/B maddesine giren suçlardan açılan davalarda, suç vasfının değişmesi dolayısıyla görevsizlik kararı verileceğine dair mezkur 1773 sayılı kanunda özel bir hüküm bulunmamasına,
Göre Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin 15.5.1975 gün ve 6/16 sayılı görevsizlik kararı kanuna aykırı olup mahalli C. Savcısının itirazının kabulü gerekli iken yazılı şekilde reddine karar verilmesinin,
Usul ve kanuna aykırı ve yazılı emre bağlı tebliğname münderecatını yerinde gördüğümüzden İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin 30.5.1975 gün ve 137 muh. 57 müteferrik sayılı kararının CMUK. nun 343. maddesi uyarınca bozulması gerektiğinden çoğunluk oyuna muhalifiz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy