(1475 S. K. m. 1, 85, 105) (818 S. K. m. 355)
Dava: 1475 sayılı İş Kanununa muhalefetten sanık Osman'ın yapılan yargılaması sonunda; mahkumiyetine dair İstanbul Yedinci Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.12.1980 gün ve 1979/765 esas, 1980/846 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş ve şartı depo parası ile yerine getirilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dosya münderecatına göre sanığın eylemi, Nisan-1979 tarihinde solist, şantöz, orkestra ve saz heyeti olarak cem'an 14 kişiye, menfaat karşılığı, aracılık ederek Çayırova Cam Fabrikası'nda konser vermelerini temin etmekten ibarettir.
Dosya içinde mevcut Beyoğlu Birinci Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1979/280 esas sayılı dosyasına konu olan eylem ise, sanığın 30.03.1980 tarihinde İzmir Yeşilçamlık Gazinosu'nda çalışmak üzere, bazı ses ve saz sanatçılarına iş bulmak, aynı mahkemenin 1979/341 esas sayılı dosyasında da yine bazı ses ve saz sanatçıların konserler vermek üzere 1975 yılı içinde yurtdışına göndermek şeklinde belirlenmiştir.
1475 sayılı Kanunun 85/1. maddesi, işçilere iş ve işlere işçi bulmak için, kazanç amacıyla yapılan çalışmaları ve ayrıca bu maksatla büro açılmasını yasaklamaktadır.
Görüldüğü gibi madde, işçilere iş ve işlere işçi bulmak için çalışmayı, büro açmak şartına bağlamamış, bu maksatla çalışmayı dahi ayrıca yasaklamıştır.
Bu sebeple inceleme konusu yapılan dosya ile Beyoğlu Birinci Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1979/280 ve 1979/341 esas sayılı dosyalarında, konu ve suç tarihleri ayrı ayrı bulunduğundan, tebliğnamenin 1. bendindeki CMUK. nun 253. maddesinin uygulanması lüzumuna değinen düşünceye katılınmamıştır. Ancak:
Sanığa isnat edilen suç, bir kısım ses ve saz sanatçılarının Çayırova Cam Fabrikası'nda konser vermelerine, menfaat karşılığı aracılık etmek suretiyle 1475 sayılı Kanunun 85/1. maddesi delaletiyle 105/1. maddesine aykırı davranmaktan ibarettir.
1475 sayılı Kanunun 85/1. maddesi, işçilere iş ve işlere işçi bulmak için, kazanç amacı ile yapılan çalışmaları veya bu maksatla büro açılmasını yasaklamaktadır.
1475 sayılı Kanunun 1. maddesinde ise işçi; «bir hizmet akdine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişi» olarak tanımlanmaktadır.
Hizmet akdinde, işin yürütümü ve gözetimi işverene ait olup ve hukuki nitelikte bağımlılık söz konusudur. Diğer bir deyimle işin yerine getirilmesi, işçinin inisiyatifine bırakılmamıştır. İşçi, işin yerine getirilmesi sırasında, verdiği emirler, direktifler, gözetim, kontrol ve hatta cezalandırılma yetkisiyle donatılmış şekilde işverenin otoritesi altındadır. Burada, işçinin işin yapılması sırasına, işverene tabi ve onun emir ve talimatlarına bağlı olması ve denetlenmesi bahis konusudur. Yani hizmet akdinde işçi bağımlıdır. Bu bağımlılık, her an ve durumda çalışanı denetleme veya buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, işçinin bunun dışında çalışma olanağı bulunmayan nitelikte bir bağımlılıktır.
Ses ve saz sanatkârları ise, eser meydana getiren kişilerdir. Çalışmalarındaki ana unsur eser meydana getirmektir. İşverenin, emir, direktif, kontrol, cezalandırılma edimlerine muhatap değillerdir. İşi üslenen bu gibi kişiler kural olarak iş sahibine bağlı olmaksızın çalışarak eserlerini verirler. Eserin oluşma süresi içinde işverenin bunlar üzerinde denetim ve gözetim yetkisi yoktur.
Sanatçı, kendi sanat gücü ve yeteneği oranında, iş sahibinin talimatına tabi olmaksızın, kendi sorumluluğu altında icrayı gerçekleştirir.
Bu nedenlerle, ses ve saz sanatçıları ile yapılan akitlerin, istisna akdi olarak kabulü gerekeceği ve olayda hizmet akdinden söz edilemeyeceği, adı geçenlerin 506 sayılı Kanuna tabi kimselerden olmalarının işçi sayılmaları için yeterli bulunmadığı ve böylece sanığın, işçi olmayan sanatkârlara, sanatlarını icra için organizatörlükten ibaret eyleminde 1475 sayılı Kanunun 85/1. maddesi delaletiyle 105/1. maddesinde yazılı suçun unsurlarının oluşmadığı nazara alınmadan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün isteme uygun olarak bu sebepten dolayı BOZULMASINA, depo parasının iadesine, 05.03.1981 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy