(506 S. K. m. 140)
Dava: 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 140. maddesine aykırı hareket etmekten sanık İsmail'in, 240.000 lira idari para cezasıyla cezalandırılmasına dair, Sosyal Sigortalar Kurumu Çankaya Sigorta Müdürlüğü'nün 9.2.1988 gün ve VIII. İşv. 75879-04-011831 sayılı kararına vaki itirazın reddine ilişkin Ankara İkinci Sulh Ceza Mahkemesince verilen 11.4.1989 gün ve 1989/325-271 sayılı kararın,
Tüm dosya münderecatına nazaran, sanığın Sosyal Sigortalar Kurumu'na 1984 yılı Kasım, Aralık aylık sigorta prim bildirgesi ile III. dönem bordrosu, yine 1985 yılı Ocak, Şubat ayları sigorta prim bildirgesi ile I. dönem bodrosunu vermemekten ibaret olan eylemlerinin cezasının 9.7.1987 tarihinde yürürlüğe giren ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Geçici Maddeler Eklenmesine Dair 3395 sayılı Kanunun 17. maddesiyle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa Eklenen Geçici 1. maddesindeki ... tutanaklarda yazılı suçun kanun değişikliğinden önceki para cezasının asgari haddini uygulamak suretiyle para cezası tutanağı düzenler hükmü muvacehesinde eylem başına asgari 3000 liradan olması gerektiği ve suç tarihi itibariyle 3395 sayılı Kanunla değişik 506 sayılı Kanunun ceza hükümlerinin uygulanmayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı olduğu şekilde karar ittihazında isabet görülmediğinden bahisle CMUK. nun 343. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı'nın 5.7.1989 gün ve 35110 sayılı yazılı emrine atfen C.Başsavcılığı'nın 6.7.1989 gün ve Y.E. 1044 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelendi:
Karar: 506 sayılı Kanunun 140/B maddesinde yazılı suç maddede açıkça belirtildiği ve Dairemizin devamlılık arzeden müteaddit kararlarında açıklandığı üzere, Kurum'ca işverenlere yapılacak yazılı ihtarla oluşmaktadır.
Dosya arasında mevcut Sosyal Sigortalar Kurumu'na ait işyeri dosyasının tetkikinde;
Sosyal Sigortalar Kurumu Çankaya Bölge Müdürlüğü tarafından, işverene gönderilen 13 Mayıs 1985 gün ve 51835 sayılı yazısıyla, davaya konu apartman kapıcılığına ait işyeri için, 1984 yılı 11 ve 12. aylarına ait aylık sigorta bildirgeleriyle aynı yılın III. dönemine ait bordronun ve 1985 yılı 1., ve 2. aylar bildirgelerinin, 15 gün içinde Kurum'a tevdii edilmesinin istendiği ve bu yazının 17.5.1985 tarihinde usulü dairesinde işveren apartman yöneticisinin eşine tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Böylece 1984 yılı 11 ve 12., 1985 yılı 1. ve 2. aylarına ait bildirgeler ile 1984 yılı III. dönemine ait bordronun verilmemesiyle ilgili suç, bu konudaki tebliğin işverene yapıldığı 17.5.1985 tarihinden 15 gün sonra oluşmuştur.
Buna rağmen, oluşan bu suç nedeniyle o tarihte yürürlükte bulunan mevzuat gereğince işlem yapılmayıp, 506 sayılı Kanunun 9 Temmuz 1987 günlü Resmi Gazete'de neşredilerek aynı tarihte yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunla değişik 140. maddesine dayanılarak, aynı konuda işverene 28 Eylül 1987 tarih ve 81646 sayılı yazısıyla yeniden tebligat yapılması hukuki değerden yoksun bulunduğu cihetle suçun bu tarihte oluştuğunun kabulüne yasal imkan görülmemiştir.
506 sayılı Kanuna 3395 sayılı Kanunla Eklenen geçici madde hükmüne göre 3395 sayılı Kanunun yürürlüğe, girmesinden önce oluşan suçlarda Kurum'un, kanun değişikliğinden önceki para cezasının asgari haddini uygulamak suretiyle ceza tutanağı düzenlemesi gerekir.
Buna göre yapılan ilk tebligata rağmen Kurum'a verilmeyen 1984 yılı 11 ve 12, 1985 yılı 1 ve 2. ayları bildirgeleriyle 1984 yılı III. dönem bordrosu için, suç tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanunun 3203 sayılı Kanunla değişik 140/B maddesinde yazılı asgari para cezası olan 3000'er lira idari para cezası tayini icabederken, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun nazara alınarak her suç için idari para cezasının ayrı ayrı 40.000'er lira olarak belirlenmesi yasaya aykırı bulunduğundan, bu konuda vaki itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi yasaya aykırı görülmüştür.
Ancak; 1985 yılı I. dönemine ait bordronun verilmesi yapılan ilk tebligatla talep edilmemiş, işverene 5.10.1987 tarihinde tebliğ edilen yazı ile diğerleriyle birlikte bu döneme ait bordronun da 15 gün içinde verilmesi istenmiştir.
Böylece, 1985 yılı I. dönemi bordrosunun verilmemesiyle ilgili suçun 506 sayılı Kanunun 3395 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra vaki tebligatla oluştuğunun kabulü gerekir.
Açıklanan bu nedenlerle:
1- 1985 yılı I. dönemine ait bordronun 5.10.1987 tarihinde Kurum'ca yapılan yazılı ihtara rağmen verilmemesi nedeniyle 3395 sayılı Kanunla değişik 506 sayılı Kanunun 79. ve 140. maddeleriyle Sosyal Sigortalar Kurumu İşlemler Yönetmeliğinin 29. maddesine dayanılarak Kurumca 40.000 lira ağır para cezası tahakkuk ettirilmesinde ve bu konuda vaki itirazın Sulh Ceza Mahkemesince reddedilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, bu hususa değinen yazılı emir isteminin REDDİNE.
Yukarıda açıklanan sebeplerle 3395 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılan tebligatla oluşan 1984 yılı 11. ve 12., 1985 yılı 1. ve 2. ayları sigorta bildirgeleriyle 1984 yılı II. dönem bordrosunun verilmemesiyle ilgili suçlardan dolayı fazla idari para cezası tahakkuk ettirildiği cihetle bu konuya değinen itirazın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi kanuna aykırı ve yazılı emre atten düzenlenen tebliğname münderecatı bu itibarla yerinde görüldüğünden Ankara İkinci Sulh Ceza Mahkemesi'nce ittihaz olunan 11.4.1989 tarih ve 1989/325-271 sayılı itirazın reddine mütedair kararın bu suçlarla ilgili kısmının CMUK.nun 343. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Sonuç: 1984 yılı Kasım, Aralık ve 1985 yılı Ocak, Şubat ayları aylık sigorta bildirgeleriyle 1984 yılı III. dönemine ait bordronun, 17.5.1985 tarihinde kendisine usulen yapılan tebligata rağmen süresinde ödemeyen muterize, her ay ve dönem için belirlenen 40.000'er lira idari para cezalarının, suç tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanunun 3203 sayılı Kanunla değişik 140/B maddesi uyarınca ayrı ayrı 3000'er lira olarak tayinine, bu aylar ve dönem için tatbiki iktiza eden idari para cezasının toplam 15.000 lira olarak belirlenmesine, dosyanın gereği için Yargıtay C.Başsavcılığı'na iadesine, 18.09.1989 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy