(1475 S. K. m. 105) (765 S. K. m. 503, 522)
Dava: 1475 Sayılı Kanuna muhalefetten sanık İ.in yapılan yargılaması sonunda; TCK. nun 503/ilk ve 522. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair Araban Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.1989 gün ve 1989/14 esas, 1989/78 karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1 - Almanyada bulunduğu ve adresi tesbit edilmediği cihetle son soruşturma aşamasında ifadesi tesbit edilemeyen müşteki R.; C.Savcılığını verdiği 14.10.1988 günlü dilekçesiyle, sanık İ.in, yurt dışına götürmek kaydı ile kendisinden üç milyon lira para aldığını, ancak yurt dışına götürmediğini, verdiği paradan bir milyon lirayı geri aldığını, bakiyesini ise alamadığını bildirerek şikayette bulunmuş, Jandarma tarafından tesbit edilen 25.10.1988 tarihli ifadesinde ise, sanığın, kendisini Almanyaya götürüp oradaki akrabalarına teslim etmek karşılığı, üç milyon lirasını aldığını, İtalyaya kadar götürüp orada bıraktığını verdiği paradan bir milyon lirayı Türkiyeye döndüğünde geri aldığını, bakiyesini hasat mevsiminde vereceğini söylediği halde iade etmediğini bildirmiştir.
Sanık aşamalardaki savunmalarında; isnat olunan suçu inkarla, müştekinin kardeşinden tarla satın aldığını, parası çıkışmadığı için tarlayı iade ettiğini, aldığı bir milyon lirayı ise tanıklar huzurunda geri verdiğini söylemektedir.
Olay tanıkları köy muhtarı F.ve K., özellikle mahkeme huzurundaki yeminli şahadetlerinde, sanığın, müştekiden yurt dışına göndermek için para aldığı hususunda bilgileri olmadığını, ancak yanlarında sanık tarafından müştekiye bir milyon lira verildiğini bildirmişlerdir.
Görüldüğü gibi; Sanığın, işbulma vaadinde bulunduğu hususunda, herhangi bir iddia ve delil mevcut olmadığı gibi, dolandırıcılık suçunu işlediği hakkında da mahkumiyetini gerektirecek nitelikte yeterli ve inandırıcı delil bulunmamaktadır.
Bu hususlar nazara alınmadan yazılı gerekçe ile sanığın TCK. nun 503.maddesine dayanılarak mahkumiyetine karar verilmesi,
2 - Kabule göre de;
Sanık hakkında, 1475 Sayılı İş Kanununun 65. maddesine muhalefet ettiği iddiasıyle kamu davası açıldığı halde, kendisine ek savunma hakkı verilmeden veya bu konuda meşruhatlı davetiye tebliğ edilmeden TCK.503. maddesine dayanılarak mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle CMUK. nun 258. maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13.09.1990 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy