(213 S. K. m. 230, 156)
Dava: 213 sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefetten sanık (K.U.)nun yapılan yargılaması sonunda; Beraatine dair Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 3.2.1993 gün ve 1992/1360 esas,1993/97 karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Gerekçeli karar yüzüne karşı tefhim edilmiş olduğundan ayrıca müdahil vekiline tebliğ edilmesine gerek görülmemiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 230/2. maddesi hükmü ile malın bir mükellefin birden çok işyerleri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncu veya diğer bir aracıya gönderildiği hallerde de malı gönderen tarafından sevk irsaliyesi düzenleme zorunluluğu getirilmiş ve aynı Kanunun 156. maddesinde de ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan deponun işyeri olarak belirlenmiş olmasına ve 24.9.1992 günlü tutanak da belirlenen deponun konumu ve şirketin faaliyet alanına göre müsnet suçun yasal unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden,24.9.1992 günlü tutanağa konu olayda sevk irsaliyesi düzenleme zorunluluğu bulunmadığından bahisle sanığın beraatine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.10.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy