(765 S. K. m. 168) (1412 S. K. m. 326) (3713 S. K. m. 5)
Dava: Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylemlerde bulunmaktan sanıklar Süleyman, Medeni, Fettah, Mehdin, Bedrettin, M. Salih, İbrahim ve Şükrü, silahlı çetenin sair efradı olmaktan sanıklar Enver ve Şahabettin ile silahlı çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardım ve yataklık yapmaktan sanıklar Ferman ve Bekir yapılan yargılamaları sonunda Mahkumiyetlerine dair D. 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 9.11.1992 gün ve 199l/454 esas, l992/461 karar sayılı bir kısım sanıklar yönünden re'sen de temyize tabi olan hükmün Yargıtayca incelenmesi C.Savcısı, sanıklardan Ferman ile diğer tüm sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş ve sanıklardan Enver, Süleyman, Medeni, Fettah, Şükrü, Mehmet Salih ve İbrahim vekillerince incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen sanıklardan Enver, Süleyman, Şükrü ve İbrahim vekilleri duruşmaya gelmedikleri gibi mazeretlerini de bildirmemiş ve bu sanıklar kendilerini yeni bir vekille temsil ettirme yoluna da gitmemiş olduklarından adı geçen sanıklar hakkında duruşmasız, diğer sanıklar Mehmet Salih, Medeni ve Fettah haklarında ise duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Sanık Enver oluşa ve dosyada toplanan delillere uygun olarak sübutu kabul edilen örgütün kepenk kapatma zorlamasına uymayan Hacı kahvehanesinin 25.8.1991 tarihinde silahla taranması eyleminin işlenme şekli, zamanı ve diğer özellikleri itibariyle silahlı çetenin sair efradı olmak suçundan ayrı ve bağımsız suçu oluşturduğunun kabulü gerekirken, TCK. nun 168/2. maddesindeki suç içinde değerlendirilerek bu suç için ayrıca ceza tayin ve tertip edilmemesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni sayılmamış, gerekçeli kararda sanıklardan Şükrü İpek ve Enver silahla taranmasına katıldıkları kahvehane adının yanlış yazılması yerinde düzeltilebilir hata olarak değerlendirilmiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip,sanıklardan Süleyman, Fettah, İbrahim, Mehdin, Şükrü, Bedrettin ve Mehmet Salih silahlı çete niteliğindeki PKK örgütüne iltihakla, örgütün ülke topraklarından bir kısmını devlet hakimiyetinden ayırıp, bu bölgede Marksist Leninist İdeolojiye dayalı bağımsız bir Kürt devleti kurmak şeklindeki amacının gerçekleştirilmesine yönelik olarak örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlük içerisinde işledikleri ağır tehlike sonucunu doğuracak boyut ve önemdeki eylemlerinin ve sanıklardan Enver ile Şahabettin bu örgütün sair efradı bulunduklarının sübutu kabul ile olayların niteliklerine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin edilmiş, cezayı azaltıcı nedenin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan C.Savcısı ve sanıklar vekillerinin temyiz dilekçeleri ile sanıklardan Fettah ve Mehmet Salih vekillerinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklardan Enver ve Şahabettin dışındaki sanıklar yönünden re'sen de temyize tabi hükmün tebliğname- deki düşünce gibi ONANMASINA,
Sanıklardan Medeni ve Bekir vekilleri ile sanık Ferman ve C.Savcısının sanık Medeni yönelik temyizlerine gelince:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık Bekir - vekili ile sanık Ferman yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, Ancak:
1- Sanık Medeni bozmaya konu olan cezadan daha ağır ceza verilmiş olmasına göre duruşmaya getirtilip bozmaya karşı beyanları tespit edilmemek suretiyle CMUK. nun 326/2. maddesine muhalefet edilmesi,
2- Sanık Bekir hal ve sıfatlarını bilerek örgüt mensuplarına yaptığı kabul edilen yardımların tarihleri nazara alınmadan, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
3- Sanık Ferman suçta kullandığı 21 A... plaka sayılı taksinin zapt veya muhafaza veya başka bir suretle emniyet altına alınmış olup olmadığı ve savunması karşısında mülkiyetinin suçta methali olmayan eşine veya bir başka şahsa ait bulunup bulunmadığı araştırılmadan, zoralımına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık Medeni vekilinin temyiz dilekçesi ile duruşmalı inceleme sırasında, C. Savcısı, sanık Bekir vekili ve sanık Ferman temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan adı geçen sanıklar hakkındaki hükmün bu nedenlerden dolayı, sanık Medeni yönünden re'sen de temyize tabi hükmün sair hususları incelenmeksizin isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.06.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy