(3713 S. K. m. 6, 7)
Dava: Yasadışı terör örgütünün propagandasını yapmaktan sanıklar Gülten ve Namık Kemal yapılan yargılamaları sonunda, mahkumiyetlerine dair İstanbul 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 26.11.1993 gün ve 1993/67 esas, 1993/238 karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: İddianame tavzih ettirilerek savunma olanağı yaratılmış bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki 1 no'lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
I- Yapılan duruşmaya, toplanan kanıtlara suça konu yazının kapak ve 4-5. sahifesinde yer alan yazıların içeriklerine, hakkında 3713 sayılı Yasanın 6/2-son maddesi uyarınca dava açılmamış bulunmasına, uygulama ve takdire göre vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Gülten hakkındaki yasa ve usule uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II- Vekilinin sanık Namık Kemal hakkındaki hükme yönelik temyizine gelince:
Suça konu yayının kapağında yer alan yazılar ile 4-5. sahifesindeki Devrimci solcular teslim olmaz başlığıyla yayımlanan yazıların 3713 sayılı Yasanın 7/2. maddesinde öngörülen bir terör örgütünün propagandası, 3. sahifede Şehitlerimizi, yeni şehitlerle kucaklıyoruz başlığıyla yayınlanan yazının ise başlık altındaki (Gazetemize Devrimci Sol Silahlı Devrimci Birlikler imzasıyla gönderilen, Devrimci Sol'un 56 sayılı ve 2 Nisan 1993 tarihli bültenini yayınlıyoruz.) şeklindeki açıklamadan da aynı Yasanın 6/2. maddesine uygun terör örgütünün açıklamasını yayınlama suçu niteliğinde bulunduğunda kuşku yoktur.
İddianamenin kapsamına göre sanık hakkında bağımsız bir suç konusu olan bu ikinci eylemden ötürü açılmış bir kamu davası mevcut değildir.
Yazının sorumlu yazı işleri müdürü konumunda bulunan sanık ilk oturumda örgütün propagandası niteliğinde olan yazıların yazarını açıklamış, bu husus tanık beyanıyla da doğrulanmıştır. Tanığın kendisi tarafından dergiye gönderildiği kabul olunan 3. sahifedeki yazının esasen bir terör örgütünün açıklaması niteliğinde bulunması karşısında tanık tarafından yazılmış olması da mümkün değildir.
Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında sanığın 3713 sayılı Yasının 7. maddesinin son fıkrası yerine, bulunması söz konusu olmayan bir yazarı açıklamadığından bahisle, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalandırılması,
Sonuç: Kanuna aykırı ve vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık Namık Kemal hakkındaki hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.05.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy