(1412 S. K. m. 35, 209)
Dava: Yayın yoluyla Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine propaganda yapmaktan İstanbul İki Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin 11.3.1993 gün ve 1991/241 esas, 1993/68 karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verilen sanık Nazım haklarındaki hükmün kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren 4126 sayılı Kanun hükümleri karşısında, dosya ele alınarak duruşma açılmak suretiyle yeniden yapılan yargılaması sonunda; mahkumiyetine dair İstanbul İki Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesinden sonradan verilen 19.1.1996 gün ve 1991/241 esas, 1996/68 ek karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanık ve vekiline yöntemine uygun duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeyerek savunma haklarının kısıtlanması suretiyle hüküm tesisi, Kanuna aykırı ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeden hükmün bu sebepten dolayı sonuçta istem gibi BOZULMASINA, 07.04.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy