(765 S. K. m. 168)
Dava: Silahlı çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardım ve yataklık yapmaktan sanıklar Cevdet, Nihat, Metin ve Hakan'ın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklardan Cevdet, Metin ve Hakan haklarındaki kamu davasının 4616 sayılı Kanunun 1/4.maddesi gereğince kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine, diğer sanık Nihat'ın ise müsnet suçtan mahkumiyetine dair İZMİR Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 26.12.2002 gün ve 2001/122 esas, 2002/374 karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık Cevdet dışındaki sanıklar vekilleri ve C.Savcısı tarafından istenilmiş ve sanıklardan Nihat vekilince incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle sanıklardan Nihat hakkında duruşmalı, diğer sanıklar hakkında ise duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 1- 4616 sayılı Yasa hükümleri uyarınca verilen erteleme kararı sanıklar Metin ve Hakan vekillerinin dilekçelerinin içeriğine göre itirazı kabil kararlardan olup, temyizen incelenmesi mümkün bulunmadığından, merciince gereği yapılmak üzere sanıklar vekillerinin temyiz inceleme isteklerinin CMUK.nun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanık Nihat ile ilgili yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık vekilinin temyiz dilekçesi ile duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
3- Sanık Cevdet hakkındaki temyize gelince;
Dosya içeriğine ve mevcut delillere göre sanığın örgütle organik bağ içine girerek örgüt propagandası yapmak, örgütsel toplantılar düzenleyip katılmak ve örgüte silah temini için yurtdışına gitmek gibi çeşitlilik ve süreklilik gösteren faaliyetlerde bulunduğunun anlaşılması karşısında, TCK.nun 168/2.maddesiyle cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden bu sanıkla ilgili hükmün istem gibi BOZULMASINA 14.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy