(765 S. K. m. 264/6)
Dava: Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylemlerde bulunmaktan sanık Mesil, silahlı çetenin sair efradı olmaktan sanıklar Nuray, Sabriye, Fatma ve Ercan, silahlı çetenin sair efradı olmak ve patlayıcı madde atmaktan sanık Sedat, silahlı çete mensuplarına hal ve sıfatlarını bilerek yardım ve yataklık yapmaktan sanıklar Erkan, Sinan ve Oktay'ın yapılan yargılamaları sonunda; Mahkumiyetlerine dair İSTANBUL 6 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 23.10.2002 gün ve 2000/220 esas, 2002/233 karar sayılı sanıklardan Mesil, Nuray, Sabriye, Fatma, Ercan ve Sedat yönünden re'sen de temyize tabi olan hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklardan Mesil, Sedat ve Ercan ile sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş ve sanıklardan Mesil ile Nuray dışındaki sanıklar yönünden incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle; usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen sanıklardan Erkan, Oktay, Sinan ve Sabriye vekillerinin duruşmaya gelmedikleri ve bir mazeret de bildirmedikleri anlaşılmakla, adı geçen sanıklar ile duruşmalı inceleme isteğinde bulunmayan sanıklar Mesil ve Nuray haklarında duruşmasız, sanıklardan Ercan, Sedat ve Fatma haklarında ise duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: 1 ) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Sabriye, Fatma, Ercan, Erkan, Sinan ve Oktay'ın suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar Ercan ve sanıklar vekillerinin temyiz dilekçeleri ile Fatma ve Ercan vekillerinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar Sabriye, Fatma ve Ercan yönlerinden re'sen de temyize tabi olan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2 ) Sanık Sedat'la ilgili olarak,
Bombanın olay yerine bırakılması ile TCK.nun 264/6.maddesindeki suçun tamamlandığı gözetilmeden tam teşebbüs derecesinde kaldığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
Hükümden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı Yasa ile TCK.nun 30.maddesinin 2.fıkrasında yapılan değişiklik karşısında 1.000.-lira küsurunun hesaba katılmamasının gerekmesi,
Bozmayı icabettirmiş, sanık ve vekilinin temyiz itirazları ile sanık vekilinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, ancak; bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanık hakkında hükmedilen sonuç ağır para cezasının 2.729.000.-liraya indirilmesi suretiyle, bu sanığa ilişkin diğer yönleri doğru bulunan ve re'sen de temyize tabi olan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3 ) Diğer sanıklara ilişkin temyize gelince;
a- Sanık Mesil'e ilişkin olarak;
Sanığın kolluk ifadesindeki ayrıntılı beyanları da gözetilerek kabule esas alınan "güvenlik güçlerince düzenlenen çok sayıdaki operasyonda güvenlik güçlerinin karşısında yer aldığı ve bir çok güvenlik güçlerinin şehit edilmesi" eylemlerine karıştığına ilişkin tüm eylem evrakı araştırılıp dosyaya celp edildikten ve sanığın hangi eylemlere katıldığı kesin olarak belirlendikten sonra hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla ve genel bir ifade kullanılarak birçok eyleme katıldığı kabul edilmek suretiyle hüküm tesisi kanuna aykırı,
b- Sanık Nuray'ın 6.8.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasasından yararlanma isteği karşısında hukuki durumunun buna göre yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar vekilleri ile sanık Mesil'in temyiz dilekçeleri bu itibarla yerinde görüldüğünden bu sanıklarla ilgili ve re'sen de temyize tabi olan hükmün sair yönleri incelenmeksizin sanık Mesil yönünden tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, 18.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy