(765 S. K. m. 2, 30, 125)
Dava: Basın yolu ile Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı hedef alan propaganda yapmaktan sanıklar Fadıl Özçelik ve Bülent Demirel'in yapılan yargılamaları sonunda; mahkumiyetlerine dair İstanbul 5 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 26.9.2002 gün ve 2002/36 esas, 2002/192 karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1) Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık Bülent Demirel vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
10 Şubat 2003 tarih ve 25020 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 4806 sayılı Kanunla TCK. nun 30. maddesinin 2.fıkrasında yapılan değişiklik karşısında, bin lira küsurunun hesaba katılmamasının gerekmesi bozmayı icabettirmiş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK. nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, tayin olunan sonuç ağır para cezasının 1.111.111.000 liraya indirilmesi suretiyle, diğer yönleri doğru bulunan hükmün düzeltilerek ONANMASINA,
2) Sanık Fadıl ÖZÇELİK'e yönelik temyize gelince,
TCK. nun 2/2. maddesine göre yasa hükümlerinin suç tarihinden sonra değiştirilmesi halinde suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasanın lehteki ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak somut olaya göre sonuçlarının karşılaştırılması ve sanığın lehine sonuç doğuran yasanın bir bütün halinde uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama ile sanığa eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak:
Suça konu yayının içeriğine ve sanıkların beyanına göre 15 günde bir yayınlandığı, iddianame ve gerekçeli karara göre ise ayda bir yayınlandığının kabulü karşısında bu çelişki giderilip, buna göre satış bilgileri yeniden istendikten sonra sonucuna göre ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık Fadıl Özçelik vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy