(5237 S. K. m. 58, 37) (765 S. K. m. 31) (1412 S. K. m. 318)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık Hediye Altun hakkında;
5237 sayılı TCK.nun 58. maddesi, örgüt mensubu olan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının infazı sırasında ve infazından sonra uygulanmak üzere denetimli serbestlik tedbiri uygulanması hükmünün getirmiş ayrıca sanık hakkında uygulanacak infaz rejimininde buna göre belirlenmesini öngörmüştür. Maddenin kapsam ve amacından da anlaşılacağı üzere maddede yer alan hususlar bir ceza değil cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup bu konunun gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun gerekse Dairemizin yerleşik uygulamaları karşısında kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek silahlı örgüt üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında bu hususta mahkemece her zaman bir karar alınması mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hakkındaki hükmün ONANMASINA,
2- Sanık Beşir Oran'la ilgili temyizlere gelince;
Hükmolunan cezanın miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine,
765 sayılı TCK.nun 31. maddesinin ağır hapis cezasının kanuni sonucu olarak uygulanabileceği sanık hakkında tayin olunan ağır hapis cezasının 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesi uyarınca hapis cezasına dönüştürülmesinin gerekmesi bu itibarla da 765 sayılı TCK.nun 31. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı gibi 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinin 3.fıkrası uyarınca lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceğinden suç ve cezaların tespitine ilişkin 765 sayılı TCK. Hükümleri uygulanarak hükmolunan sonuç ceza ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun suç ve yaptırımlara ilişkin hükümleri karşılaştırılarak lehe yasanın tespiti ve daha sonra da tedbir, erteleme ve hapis cezasının yasal sonucu olarak belirli hakları
kullanmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hükümleri düzenleyen 647 sayılı Yasa ile 765 sayılı Yasanın konuya ilişkin hükümleri ile 5237 sayılı Yasanın infaza ilişkin 50-60. maddeleri karşılaştırılmak suretiyle, bu konudaki lehe hükmün belirlenmesi gerekmekte olup bu durumda da sanık hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesi uyarınca 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi ile ilgili olarak her zaman karar alınması mümkün bulunduğu gözetilerek sanık hakkında tayin olunan ağır hapis cezasının hapis cezasına dönüştürülmesi TCK.nun 31. maddesinin uygulanmasına ilişkin ibarenin karardan çıkarılması denilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy