(5271 S. K. m. 8, 9, 170, 174)
Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama ve kamu görevlisine hakaret suçlarından şüpheli
.. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.6.2006 tarihli ve 2006/164 soruşturma, 2006/125 esas, 2006/84 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Akçakale Asliye Ceza Mahkemesinin 14.6.2006 tarihli ve 2006/84 iddianamenin değerlendirilmesi sayılı kararma yönelik itirazın reddine ilişkin, Şanlıurfa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.6.2006 tarihli ve 2006/276 müteferrik sayılı kararının,
Dosyanın kapsamına göre, her ne kadar mahkemece kamu görevlisine hakaret suçu ile Türklüğü, Cumhuriyeti aşağılama suçunun koruduğu hukuki konuların farklı olduğu, bir arada görülme zorunluluğunun bulunmadığı, her iki evrakın tefrik edildikten sonra Asliye Ceza Mahkemesinin görev sınırındaki suçtan dolayı kamu davası açılması gerektiğinden bahisle iddianame iade edilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 8/1. maddesinde yer alan Bir kişi birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçtan her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır ve aynı Kanun'un 9.maddesindeki Bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar hakkında birleştirilmek suretiyle yüksek görevli mahkemede dava açılabilir hükümlerine nazaran, şüphelinin, hakkındaki yakalama emrini yerine getirmek amacıyla evine gelen Jandarma görevlilerine hakaret etmek ve görevlilerle birlikte evden çıktıktan sonra elinde bulunan telefonu yere fırlatarak Devletinizin, Milletinizin a.... koyarım şeklinde sözler sarf etmek şeklindeki eylemlerinden dolayı, olayın oluş şekli nazara alındığında, şüpheli hakkındaki davanın yüksek görevli mahkemede birlikte değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde verilen red kararına yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 28.9.2006 gün ve 44198 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay C.Başsavcılığının 18.10.2006 gün ve 2006/242076 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden Şanlıurfa 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.6.2006 tarih ve 2006/276 müteferrik sayılı kararının CMK. nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy