(5237 S. K. m. 220, 314)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanık müdafiinin tüm C.Savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 314. maddesinin 3. fıkrasında; Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler bu suç açısından aynen uygulanır. denilmekte, anılan Kanunun 220. maddesinin 6. fıkrasında ise örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı cezalandırılır. hükmünü taşımaktadır. Anılan Kanun maddelerinin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında; 5237 sayılı TCK'nın suçların içtimaı bakımından gerçek içtima kurallarını benimsediği, suç oluşturan kaç eylem varsa o kadar suç ve kaç suç varsa o kadar ceza vardır ilkesi doğrultusunda düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; 18.3.2007 tarihli olay ve yakalama tutanağında belirtildiği üzere terör örgütünün üst düzey mensuplarının örgütsel ilişkileri ve terör örgütü lehine yayın yapan basın yayın organlarını kullanarak verdikleri eylem talimatı doğrultusunda korsan gösteriye katılarak, çöp konteynırlarını dizmek suretiyle barikat kuran, yol üzerine lastik yakarak örgüt ve elebaşı lehine slogan atan, güvenlik güçlerine taş atan grup içinde yer alıp, bu eylemlere iştirak eden ve bu suretle örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediği olay, yakalama tutanakları ile tüm dosya kapsamından anlaşılan sanığın hem silahlı örgüte üye olmak hem de terör örgütünün propagandasını yapmak suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 12.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy