(765 S. K. m. 459) (5237 S. K. m. 7, 73, 89) (YCGK 02.03.2004 T. 2004/2-44 E. 2004/58 K.)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Oluşa, dosya kapsamına ve mevcut delillere göre; 765 sayılı TCK nün 459/2 maddesinin karşılığı olan 5237 sayılı TCK. nun 89. maddesi kapsamında bulunan suçun takibinin bilinçli taksir haricinde şikayete bağlı olması ve mağdurun da 5.8.2000 tarihli kolluk ifadesinde şikayetçi olmadığını bildirmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2.3.2004 gün ve 2004/2-44 esas, 2004/58 sayılı kararında da belirtildiği gibi, ayırt etme gücüne sahip sezgin küçük konumundaki mağdurun soruşturma aşamasında şikayetten feragat etmesi işlemi usulüne uygun ve geçerli olup, bu hak kullanıldıktan sonra bundan feragatla yeniden şikayette bulunulamayacağı gözetilerek, 5237 sayılı TCK. nun 7/2, 89 ve 73. maddeleri uyarınca davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Taksirli suçu birlikte işlemeleri mümkün bulunmayan sanıkların yargılama giderlerinden eşit olarak yerine müteselsilen sorumlu tutulmaları kanuna aykırı,
b) Hükümden sonra yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmü karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 28.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy