(5271 S. K. m. 83, 170, 174, 309)
Taksirli ölüme neden olma suçundan F. Sönmez hakkındaki soruşturma evresi sonunda Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.11.2006 tarihli ve 2006/10999 soruşturma, 2006/4084 esas, 2006/2164 sayılı iddianamenin olay yerinde keşif yapılarak şüphelinin kusurunun tespit edilmediğinden 5271 S.Y. 170 maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı kanunun 174 maddesi gereğince iadesine dair Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Hatay Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2006 tarih ve 2006/1255 D İş sayılı kararı nedeniyle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.
Dosya kapsamına göre olay yerinde delillerin toplanması amacıyla keşif yapılmadığı gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
Somut olayda taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı kamu davası açıldığı, soruşturma aşamasında tüm delillerin toplanmış bulunduğu, keşif hususunun ise hakimin yargılama sonucunda vereceği karara yardımcı olması amacıyla, onun taktirinde yapılan delil toplama işlemi olduğu, keza 5271 S.Y.nın 83 ve devam maddelerinde de bu hususa işaret edilerek keşfin, hakim veya mahkeme veya naip hakim yada istinabe olunan hakim veya mahkeme ile gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılacağının öngörüldüğü, kural olarak keşfin hakim tarafından yapılacağının belirtildiği, hangi olayda keşif yapılmasına ihtiyaç duyulacağının hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bu yetkisinin bulunduğu, ancak gecikme halinde delilin kaybolması yada değişmesi söz konusu olacaksa ve derhal hakim tarafından keşif olanağı bulunmuyorsa, Cumhuriyet Savcısı tarafından keşfin yapılması gerektiği, aksi halde bu hükmün geniş yorumlanarak gecikmesinde sakıncalı hal olup olmadığına bakılmaksızın her olayda Cumhuriyet Savcısı tarafından keşif yapılması gerekeceği, somut olayda suçun işlendiği 11/11/2006 tarihinde yaklaşık 16 gün sonra iddianame tanzim edilerek dava açılmış olduğu, suçun niteliği de göz önüne alındığında artık gecikmesinde sakınca bulunan halden söz edilemeyeceği, diğer yandan ihtiyaç duyulduğunda ve gecikmesinde sakınca bulunan hal ortadan kalkmış veya hiç gerçekleşmemişse hakim tarafından keşif yapılmasının gerekli olacağı, bu hususun benzer bir durum sebebiyle YARGITAY 9. CD'nin 17/10/2005 tarih ve 2005/6128-7578 sayılı ilamında da kabul edildiği cihetle, itirazın bu gerekçeyle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinde bahisle 5271 S.Y nin 309 maddesi uyarınca alınan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 05/03/2007 gün ve 011553 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/03/2007 gün ve 2007/50727 sayılı tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden Hatay Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2006 gün ve 2006/1255 D. İş sayılı kararının CMK. nun 309 maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE 16.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy