(765 S. K. m. 59, 266, 269, 456) (5237 S. K. m. 62) (647 S. K. m. 5) (5320 S. K. m. 8) (YCGK. 19.06.2001 T. 2001/ 4-128 E. 2001/130 K.)
Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 19.06.2001 tarihli ve 4-128/130 sayılı kararında da belirtildiği üzere; sanığın kullandığı cebir ve şiddetin ağırlaştırıcı neden mi olduğu yoksa ayrı bir etkili eylem suçunu mu oluşturduğu belirlenirken dikkate alınması gereken ilk husus sanığın kastı olup, kastın her olayda eylemin niteliği göze önünde tutularak takdir edilmesi ve 765 sayılı TCK'nın 269. maddesinde öngörülen maddi cebrin (zor, şiddet) , hakaret ve taarruzu daha da şiddetlendirmeye yönelik fiiller olması, memuru küçültmek, aşağılamak kastı ile yapılması gerektiği, cebir ve şiddetin etkili eylem kastıyla kullanılması durumunda aynı Kanunun 456. maddesindeki suçların oluşacağı,
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın kastının mağdurları cam parçası ile yaralamak olduğu ancak, engellenmesi sebebiyle amacına ulaşamadığı ve bu sırada mağdurlara sövdüğünün sanık savunması, mağdurların ve tanıkların bu hususu doğrulayan beyanları karşısında, görevli cezaevi müdürlerine huzurunda söven ve eline geçirdiği cam parçasıyla yaralamaya teşebbüs eden sanığın eylemleri nedeniyle 765 sayılı TCK'nın 266/1. maddesi uyarınca tayin edilen cezanın TCK'nın 269. maddesi ile artırılması yerine, yaralamaya teşebbüs suçundan ayrıca ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın ve sanık müdafiinin lehe kanun hükümlerinin uygulanması talebine rağmen, 765 sayılı TCK'nın 59 ve 5237 sayılı TCK'nın 62. maddelerinin uygulanması hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
3- 4786 sayılı Kanun ile 647 sayılı Kanunun 5. maddesine eklenen 5. fıkra hükmü ile getirilen gecikme zammının, 647 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda öngörülmediği gözetilmeden, para cezasının ödenmemesi durumunda gecikme zammı uygulanmasına karar verilmesi,
4- Önceki hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesi uyarınca iadesi sonrasında yapılan ve sarfına sebebiyet vermediği iadeden sonraki yargılama giderlerinin tamamının hakkaniyete aykırı olarak sanığa yükletilmesi suretiyle CMK'nın 325/3. maddesine muhalefet edilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanığa önceki hükümde görevli memura cebir kullanmak suretiyle hakaret suçundan tayin olunan ceza miktarı etkili eylem ve hakaret suçlarından dolayı tayin olunacak ceza yönünden kazanılmış hak oluşturmak üzere hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy