(5237 S. K. m. 44, 151, 152, 170)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Malvarlığına karşı işlenen suçlardan olan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 151. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen mala zarar verme suçunun, başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak, kullanılmaz hale getirmek veya kirletmek suretiyle gerçekleştiği, fiilin yakarak gerçekleştirilmesinin de 152. maddenin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali olduğu, aynı Kanunun 170/1-a maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun ise, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratacak tarzda yangın çıkarmak, bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak, silahla ateş etmek ve patlayıcı madde kullanmak suretiyle gerçekleşeceği ve topluma karşı suçlardan olduğu, yangın çıkarmaktan söz edilebilmesi için ateşe vermenin ya da yakmanın belirli bir ağırlığa erişmesi, ateş konulan cismin, kişiler ve mallar üzerinde genel bir tehlike doğurmaya elverişli şekilde yanmaya başlaması, yaygınlaşma eğilimi göstermesi gerektiği, yakma henüz yangın halini almadan söndürülmüş veya sönmüşse yangından değil, 170. maddenin 2. fıkrasında yaptırıma bağlanan yangın tehlikesinden söz edilebileceği, öte yandan failin ayrı eylemlerle bu iki yasa maddesini ihlal ettiği hallerde failin her iki suçtan dolayı ayrı ayrı cezalandırılması, failin tek bir eylemi ile bu iki suçun birden oluşması durumunda da fikri içtima nedeniyle bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılması icap ettiği, somut olayda sanığın kız arkadaşı olan mağdura sinirlenmesi nedeniyle ona ait bir kısım giyim eşyasını apartman dairesindeki odanın ortasına toplayıp tutuşturarak yaktığı, ateşin büyüme eğilimi göstermesi üzerine battaniye ve yatağı üzerine atıp söndürmeye çalıştığı ayrıca yangın tüpü ile müdahale ettiği, apartman komşularının haber vermesi üzerine olay yerine gelen itfaiyenin de ateşi tamamen söndürdüğünün anlaşılması karşısında, ateşin binaya ve yakılan nesnelerin dışındaki şeylere sirayet etmemesi nedeniyle yangından söz edilemez ise de genel güvenlik bakımından tehdit oluşturan bir yangın tehlikesinin gerçekleştiği, bu durumda sanığın tek eylemi ile 5237 sayılı TCKnın 151/1 ve 152/2-a maddelerinde öngörülen yakarak mala zarar verme suçunun ve aynı Kanunun 170/2. maddesinde yazılı yangın tehlikesi suçlarının oluştuğu, fikri içtima nedeniyle 44. madde uyarınca sanığın bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılması gerektiği halde, yakarak mala zarar verme ve yangın çıkarmak suretiyle genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarından dolayı ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 30.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy